Hiv’e Karsi Dezenfeksiyon Yollari
6 Aralık 2010 Pazartesi Pazartesi, Aralık 06, 2010
Çağın bu en tehlikeli bulaşıcı etkeni aslında oldukça dayanıksız bir virüstür. Enfekte vücut sıvılarından eşyayı temizlemek için yalnızca yıkamak bile oldukça yeterli bir yol. Sabun da virüsün eşyaya tutunmasını büyük ölçüde engelleyen bir madde Güvencede olmak, sağlıklı kalabilmek için gereken temizlik kurallarından bu bölümde sözedeceğiz.
Virüsün vücut dışında bir laboratuar-da gün boyunca yaşatılabildiği doğru mu?
Evet. Paris Üniversitesi'ndeki Pasteur Laboratuarında bilim adamları virüs için ideal olan steril şartları deney tüpünde sağlayarak bunu gerçekleştirmişlerdir. Bu deney günlük hayatta steril şartların var olması sözkonusu olamayacağından geçerli kabul edilemez. AİDS'in dünyaya yayılışı ve bulaşma tehlikesi açısından bu deneyin açıklayıcı bir özelliği yoktur.
AİDS mikrobuna etkili dezenfeksiyon maddeleri nelerdir?
Temelde klor ve alkol içeren bütün dezenfeksiyon maddeleri Özel olarak: Hipoklorit çözeltileri: Çamaşır suları, klor içeren ev temizlik maddeleri, formaldehit, propil-ve izopropil alkol, etilalkol AİDS virüsüne karşı düşük konsantrasyonlarda bile etkilidir. Hidrojen peroksit ve lizol de aynı etkiye sahiptir. Eczanelerden bu maddeleri kapsayan ürünlerin adları öğrenilebilir. Diğer pek çok kimyasal dezenfeksiyon maddelerinin de AİDS virüsüne karşı etkili olduğu söylenebilir.
AİDS virüsü hangi ısılarda zarar görmeden yaşayabilir?
Pek çok kapsamlı araştırma AİDS virüsünün 56 derecenin üzerinde hemen öldüğünü göstermiştir. Hücreden zengin bir materyal değilse iki dakika içinde, hücreden zengin bir materyal ise 10 ila 30 dakikalık süre sonunda istenilen sonuca ulaşılır.
Hangi dezenfeksiyon maddeleri etkisizdir?
Genelde kullanılan deyimiyle deterjanlar. Etkisiz olduğundan kuşku duyduğunuz dezenfektan maddeler için eczacınıza danışınız.
AİDS virüsleri UV (ultra viole) ışınlaması ile öldürülebilir mi?
Yapılan bir araştırmada AİDS virüsünün öldürülebilmesi için kullanılması gereken UV dozunun normal kullanımdaki dozdan çok daha fazla olması gerektiğini göstermiştir. Araştırmalar sona erdirilmemiştir. Yine de alışılmış dozda bir UV ışınlamasının araç ve gereçleri sterilize ve dezenfekte etmeye yetmeyeceği düşünülmelidir.
Related posts:
If you enjoyed this article, subscribe to receive more just like it.
Aids’e Karsi Gereksiz Korkular
Pazartesi, Aralık 06, 2010
AİDS danışma merkezleri bu kişileri iyi tanır. Yaptırdıkları on antikor testi negatif sonuç vermesine karşın, hala enfeksiyon kaptıkları korkusu içinde ve panik halindedirler. Riskli bir durum yaşamışlarsa, veya kan nakli yaptırmışlarsa antikor oluşması uzun sürebileceğinden endişe içinde olmaları, test sonucunu tatminkar bulmamaları doğaldır. Test yaptırmaya kısa aralıklarla devam etme çözümsüzlüğü içine itilirler. AİDS'e yakalanma korkusunu içlerinden söküp atmaları kolay değildir.
Kısa bir süreden bu yana kilo kaybı ve îşyerimde yorgunluktan şikayetçiyim. Bunlar AİDS hastalığına yakalanmış olduğumun işaretleri midir?
Hayır. AlDS'li olduğunuzun kesin tanısı virüsün kanınızda belirlenmesi iledir. AİDS virüsünü taşımanız da AİDS hastalığına yakalanacağınız anlamına gelmez. Bu tür şikayetlerinizin pek çok başka nedeni de olabilir. Ama bu nedenler aydınlatılmalıdır.
Enfeksiyon riski taşıyan bir durum yaşamadığım halde AİDS virüsünü almış olabileceğim endişesinden kendimi kurtaramıyorum. Ne yapmalıyım?
Bu sizin uzun süreden buyana bilinçaltınızda yaşamınıza dair endişelerinizin, suçluluk duygularınızın olduğunu gösterir. Bu suçluluk duyguları ve korkularınız şimdi AİDS'le kendini ortaya koymaktadır. Tıbbi olarak da antikor testiniz negatif sonuç verip enfekte olmadığınız belirlendiğinde yatışıp, bir süre sonra korkularınız yeniden depreşiyorsa, köklerini geçmiş yaşamınızdan alan bu durumunuzun psikoterapi ile ele alınması gerekir. Sizi bu korkulu hale iten nedenin belirlenerek tedavisinin yapılması Almanya'da sigorta şirketlerinin karşıladığı bir tedavi biçimidir. Bu tür psikiyatrik tedavilerin yürütülebileceği merkezleri aile doktorunuzdan, tabip odalarından, AIDS-yardım ve danışma merkezlerinden öğrenebilirsiniz.
Related posts:
If you enjoyed this article, subscribe to receive more just like it.
Aids Tasiyicilari ve Aids Hastalari ile Yasam
Pazartesi, Aralık 06, 2010
Aids Korunma Yolları
Antikor testi pozitif çıktığında hastanın ailesi ve çevresinin duyduğu endişe, tıpkı hastanın duyduğu endişe kadar büyüktür. Enfeksiyonu taşıyan kişinin soyutlanmaması gerekmektedir. Korku ve endişelerine karşın yakınları ve eşi onunla yaşamaya devam etmek durumundadır. Bu korku ve endişelerinin temelinde mikrobun kendilerine bulaşması tehlikesi var-dır. Çaresizliğin, ölümü düşünmenin yarattığı bu korkuyu tamamen ortadan kaldırmak mümkün değil. Bu bölümde AİDS taşıyıcısı veya hastalarıyla birlikte yaşamanın tehlikeleri nelerdir, bu hastalığın şanssızlığını hafifletmenin yolları nelerdir, bunlardan söz edeceğiz.
AİDS tablosu bütün belirtileriyle ortaya çıkmış durumda. Yaşamak için ne kadar süre kalmış demektir?
Kalan süreyi şu kadar ay veya şu kadar yıl şeklinde tanımlamak güçtür. Her AİDS hastası kendine özgü bir süreç yaşayacaktır. Kişinin AİDS tablosu içinde ne kadar süre yaşayacağı, hangi hastalıkların baş göstereceğine, doktorların enfeksiyonlarla ne ölçüde baş edebileceklerine bağlıdır. AİDS'le ilgilenen doktorlar hastaların kendilerine oldukça geç başvurduklarından, böylelikle enfeksiyonla mücadelede şanslarını oldukça azalttıklarından yakınmaktadırlar. Tıbbın bütün olanaklarının seferber edilmesine karşın pek çok hasta hastalığın ortaya çıkışından üç ila beş yıl sonra pek çok enfeksiyondan biri nedeniyle kaybedilmektedir.
AİDS taşıyıcısı veya hastası ile aynı evde yaşamak tehlikeli midir?
Hayır. Evdeki temaslar, örneğin ortak yemek takımı, banyo ve tuvalet kullanımı bulaştırıcılık tehlikesi taşımaz. Bu bilimsel olarak da ABD'nde virüs taşıyıcısı birer kişi bulunan 30 ailede uzun süren gözlemler sonucu belirlenmiştir. Diş fırçası, traş takımı, manikür aletleri ortak kullanılmamalıdır. Manikür aletleri gibi aletlerin ortak kullanımı gerekiyorsa mikropsuz hale getirilmeleri gerekir, ki bu da klor içeren dezenfeksiyon maddeleri ya da alkol ile mümkün olabilir. (Eczacınıza danışınız)
Kendim için değil, ama çocuklarım için endişe duyuyorum. AİDS'ti kişi evimize
ziyarete geliyorsa veya onunla aynı evde yaşıyorsak çocuklarım tehlikede mi?
Hayır. Bulaşma yollarını göz önüne getiriniz. Sperm sıvısı veya kan, sizin kanınıza bulaşmadıkça enfeksiyon tehlikesinden söz edilemez. Gündelik yaşamda çocuklar için bir tehlike söz konusu değildir. Onunla öpüşmek veya bardağından su içmek tehlikeli kabul edilmez.
AİDS taşıyıcısı veya hastalarının gece terlemelerinde bulaşma söz konusu olabilir mi?
Hayır. Terde bugüne kadar AİDS virüsüne rastlanmamıştır. Dünyada bugüne kadar bu yolla bulaşma bildirilememiştir.
AİDS hastalarının idrar ve dışkıları dezenfekte edilmeli midir?
Hayır. Bu vücut salgıları tehlikeli değildir. Bu salgıların dezenfekte edilmeden tuvaletten kanalizasyona sevkedilmeleri uygundur.
Gökkuşağı renklerini taşıyan amblemin AİDS'le ilgisi nedir?
Bu renkleri taşıyan amblem AİDS'e yakalanan kişilerin arasındaki dayanışmayı simgeler. Elbette kişinin bulaştırma riski taşıdığını da simgelemektedir aynı zamanda.
AİDS taşıyıcısına ait çamaşırlar dezenfekte edilmeli midir?
AİDS virüsü 56 derecede ölmektedir. 95 derecede yıkanan çamaşırlar AİDS virüsünden doğal olarak arınmaktadırlar. Bulaşmanın enfeksiyon etkeninin doğrudan kana karışması ile mümkün olduğunu bilmekteyiz. Bu nedenle AİDS taşıyıcısı ya da hastasına ait çamaşırların ilk bakışta bulaştırma riski taşıdığından söz edilemez. Yinede düşük derecede yıkanacak çamaşırların akşamdan dezenfekte edici bir solüsyon ya da çamaşır suyu içinde bekletilmeleri uygun olacaktır. Bu maddeler eczanelerden temin edilebilir.
Birlikte yaşadığım AİDS hastasında deri tümörleri var. Mikrop bana bulaşır mı?
Hayır. Deri tümörü olmasına karşın dokunabilir, sarılabilir ve ona bakmaya devam edebilirsiniz. Derideki kanserleşmiş mavi mor düğümcükler bulaştırıcı değildir. Hasta kişinin kanı sizin kanınıza karışmadıkça onunla deri teması tehlikeli değildir.
Related posts:
If you enjoyed this article, subscribe to receive more just like it.
Aids Hastasi Olanlarda Yapilacaklar
Pazartesi, Aralık 06, 2010
Aids Hastası Olanlarda Durum
Antikor testi pozitif çıktığında iş işten geçmiş midir? Genellikle bu sonuçla karşı karşıya kalan kişilerde vahşi bir yaşama açlığına dönüşen panik ve depresyon görülmektedir. Oysa hastalıktan uzak kalmak, yıllarca normal sayılabilecek bir yaşam sürebilmek olasılığı da vardır. Bu şans rastlantısal değildir. Hastalığı sakin karşılamakla artar, paniğe kapılmakla kaybedilebilir. Önemli olan test sonucunun şokunu atlattıktan sonra yaşamınıza tekrar sahip çıkmanızdır. Arkadaşlarınız, belki de eşiniz mümkün olduğunca kendisini bir kenara çekecek, meslektaşlarınızın değişen davranışları ile karşılaşacaksınız, sosyal çevrenizde değişiklikler başgösterecek.
Bu bölümde karşılaşacağınız zorluklar konusunda size yol gösterilecek, neler yapıp neler yapmamamız konusunda fikir verilmeye çalışılacak.
Kişi AİDS virüsünü almışsa sağlığını korumak için nasıl davranılmalıdır?
Kişi,
Savunma sistemini olabildiğince korumağa
çalışmalıdır.
Yeterli uyku, iyi beslenme, nikotin ve alkol benzeri zararlı alışkanlıklardan uzak durmak gibi sağlıklı yaşam ilkelerine uyulmalıdır.
Fazla güneşlenme ve solariumdan uzak durulmalıdır.
Cinsel yolla bulaşan belsoğukluğu vb. hastalıklardan, seyahatlerde bulaşabilecek sıtma, hijyen koşullarının yetersiz olduğu ülkelerde söz konusu olan barsak enfeksiyonlarından, B-Hepatit gibi ağır enfeksiyon hastalıklarından korunmak gerekir. Çünkü bunlar immün sisteme daha fazla yük olurlar.
Prezervatif kullanarak yeniden AİDS etkeni HIV almamaya da dikkat etmek gerekir. Yeniden, daha çok sayıda virüs almak hastalığın gidişini etkileyecektir.
Ruhsal çöküntü ve panik duygularına karşı psikoterapi yardımıyla yeniden denge kazanmaya çalışmak gerekir. Çünkü ruhsal durum vücut savunma sistemini etkilemektedir.
Ateşli hastalıklar, gribal enfeksiyonlar gibi hastalık hallerinde derhal doktorunuza başvurmalı, tedavi altına girmelisiniz. Sağlığınızla ilgili bir şikayetiniz olduğunda bunun AİDS hastalığının ilk belirtisi mi olduğu konusunda korku duymanız doğaldır. Bu nedenle derhal AİDS konusunda uzman bir doktora ya da kliniğe başvurarak şikayetinizin nedenini aydınlatmalısınız. Sözkonusu belirti AİDS hastalığının bir belirtisi midir, yoksa başka bir nedeni mi vardır? Örneğin yorgunluk hissetmek genel bir dolaşım yetersizliği nedeniyle de olabilir. Lenf düğümlerindeki büyümenin nedeni ilgili bölgedeki bir iltihap olabilir. Başvuru adreslerini sağlık meslek odalarından elde edebilirsiniz. Kitabın sonunda da bu adreslerde sözedilmektedir.
AİDS taşıyıcısının virüsü başkalarına bulaştırmaması için nelere dikkat etmesi gerekir?
Genel olarak bu kişilerin kan, sperm, anne sütü, çok az bulaştırıcı özellik taşısa da tükrük gibi vücut sıvılarının bulaştırıcılığından başkalarını korumaları gerekir. Bunun için: Hiç bir koşulda kan ve sperm vermemeleri, organ bağışlamalarının mümkün olmadığını bilmeleri gerekir.
Cinsel ilişkide güvenli seks kurallarına dikkat etmeleri gerekir.
Bugüne kadar ilişkide bulundukları kişileri durumlarından haberdar etmelidirler. Bu kişilere açıklamada bulunmak sizin için güç olacaksa, bunu başvurduğunuz merkezin halletmesi için bilgi veriniz.
Sizle herhangi bir nedenle ilgilenecek her doktoru durumunuzdan haberdar ediniz.
AİDS virüsünü almış kişide gelişecek aşırı korku hali hastalığın başlamasında etkili midir?
Evet. Korku ve vücut direnci arasında ilişki olduğu açıktır. Aşırı korku vücut savunma sisteminin gücünü azaltır.
Antikor testimin pozitif sonuç verdiğini öğrenmiş bulunmaktayım. Şimdi ne yapmalıyım?
Testten sonraki altı hafta içinde kesinlikle yapmamanız gerekenler şöyle sıralanabilir:
Virüsü alan her kişinin hastalığa yakalanmadığını düşünerek, yaşamınızın son bulacağı gibi bir düşünceye kapılmamalısınız. Mikrop alındıktan sonra hastalık tablosu ortaya çıkana kadar çok uzun bir süre geçebilir. Bu süre içinde yeni tedavi yöntemleri keşfedilebilir.
Sizinle mikrobu bulaştırabileceğiniz yakınlıkta bir ilişkisi olmamış, uzak tanıdıklarınıza durumunuz hakkında bilgi vermeyiniz.
İşvereninizi durumunuzdan haberdar etmeyiniz.
Mesleğinizle ilgili yeni kararlar vermeyiniz.
Ekonomik durumunuzla ilgili yeni kararlar vermeyiniz.
Geleceğinizle ilgili konularda kararlar almayınız.
Test sonucunuzun pozitif olduğunu öğrendiğinizde yapmanız gereken üç şey ise şunlardır:
İlk haftalarda sizi baskı altına alan, korkutan bu haberi AİDS merkezlerindeki uzmanlarla göğüslemeye çalışınız. Bu uzmanlar gözlemlemişlerdir ki, genellikle kişilerde bu ilk zaman sonrasında yeni yaşama durumuna uyum sağlayacak psikolojik güç gelişmektedir.
İlk haftalarda korku, öfke, isyan duyguları gelişse de, anlamsız bir suçluluk duygusuna kapılmamalısınız.
AlDS'liler dayanışma ve danışma merkezleriyle ilişki kurmalısınız.
Antikor testim ve onay testim pozitif. Yani HIV taşıyıcısıyım. Psikolojik yardım alacağım yerler nereleridir?
Aranızda güven duygusunun geliştiği ev doktorunuz ve bir psikoterapistin işbirliği ile,
AlDS'liler dayanışma gruplarından birine katılımla,
AİDS danışma merkezlerinden birine müracatla,
Uyuşturucu bağımlılarına hizmet veren merkezlerden de bu konuda yardım alınabilir.
AİDS virüsünü alan kişide hastalığın başlamasını engelleyecek bir tedavi biçimi var mıdır?
AİDS'in gidişini frenleyecek terapi denemeleri vardır.
AİDS virüsü alan kişinin hastalığa yakalanma tehlikesi ne ölçüdedir?
Bilim adamları bu konuda kesin bir görüşe varmış değillerdir. Bugüne kadar araştırmacıların geneli, riskin %40 ila %60 arasında olduğunu söylemektedir. Bu mikrobu alan her on kişiden dört ila altısının belki de hastalığa yakalanmayacağı anlamına gelmektedir. Enfeksiyonun hastalığa dönüşmesi için uzunca bir süre geçeceği bilinmektedir.
Normalde virüsü alan kişide AİDS hastalığı ne kadar sürede ortaya çıkar?
Kuluçka devresi AlDS'de oldukça uzun sürebilir, sekiz, dokuz hatta onbeş yıl gibi. Ama tablo altı ay gibi kısa süre sonra da ortaya çıkabilir. Genelde pek çok kişi 5 veya 10 yıl sonra hastalık tablosu ile yüz yüze gelmektedir.
AİDS virüsü taşıyorum, ama hastalığa ait belirtiler yok. İmmün sistemimin zarar görüp görmediği belirlenebilir mi?
Evet. İmmün sistemin o anki durumunu belirleyen laboratuar testleri vardır. Bu testler al ve akyuvarların sayılarını belirleyen kan sayımı, vücut savunma sistemine ait T-Yardımcı hücreleri ve onların karşı oyuncuları olan T-baskılayıcı hücrelerinin karşılaştırılması, derinin yabancı maddelere karşı savunma kapasitesini ortaya koyan deri testi (Merrieux test) olarak sayılabilir.
Bu testler immün sistemin o anki durumunu ifade eder ve olması gereken değerlerle karşılaştırılarak fikir edinilir. Yine de bu testler AİDS hastalığının ne zaman başlayacağını kesin olarak belirlemeye olanak tanımaz.
AİDS virüsü taşıyanlarda immün sistemi harekete geçirici yollara başvurmak vücudun AİDS'le mücadele gücünü arttırır mı?
Bu yola başvurmak keskin bir kılıçla oynamaya benzeyecektir. İmmün sistemi stimüle etmek aksi sonuçlara. yol açabilir. Bu yolla savunma sistemi hücreleri çoğalmak üzere bölünecektir. Bu durumda vücutta AİDS etkeninin de çoğalma göstereceğini hesaba katmak gerekir. İlk bakışta bile bu yolun bir çelişki olduğu ortadadır. AİDS virüsleri vücutta savunma hücrelerine musallat olurlar. Bu hücreler bölünerek çoğaldıklarında virüsler de çoğalacaktır.
AİDS taşıyıcısı olduğu belirlenen kişi derhal işinden mi olacaktır?
Hayır. Hastalık belirtileri ortaya çıkıncaya kadar taşıyıcı kişi işinin başında olabilecektir. Belirtisiz geçecek süre uzun yıllar sürebilir. Hatta bu süre on beş yıla kadar uzayabilir.
HIV taşıyan bir kişinin koleranın hala ratlandığı ülkelere yapacağı zorunlu yolculuk nedeniyle kolera aşısı olmasını önerir misiniz?
Kolera aşısının pek çok yan etkileri vardır. Böyle bir durumda aşının koruyuculuğu ile yan etkileri kıyaslandığında uzak durulması görüşündeyim.
AİDS virüsü taşımama karşın tetanoz aşısı olabilir miyim?
Evet. Tetanoz aşısı tetanoz etkeninin değiştirilmiş, güçsüzleştirilmiş zehirinden elde edilen toxoid bir aşıdır. Vücut aşıya karşı antikor, karşı zehir üreterek korunma sağlar. HIV enfeksiyonunda toxoid aşılardan sakınmak gerekmez. Ama yine de durumunuzu bilen bir hekimle görüşmek yararlı olacaktır.
HIV taşıyıcısının kendini ağır seyredecek enfeksiyonlardan korumak amacıyla grip aşısı yaptırmasını önerir misiniz?
HIV taşıyıcısının immün sisteminde değişiklikler baş göstermediği sürece grip aşısı yaptırması uygundur.
Güneydeki ülkelere yolculuk yapacak bir AİDS taşıyıcısının tifüse karşı aşılanması öneriliyor mu?
İmmün sistem işler halde, sağlam ise bu aşıyı yaptırmamak için bir neden yoktur.
AİDS virüsü taşıyıcısıyım. Sıtma riski olan bir ülkeye zorunlu bir seyahat yapmak durumundayım. Korunmak için ne yapabilirim?
Böyle bir ülkeye gerçekten gitmek zorunda iseniz "Resochin" profilaksisine gereksiniminiz var demektir. Ama bu ülkelerdeki sıtma etkeninin "Resochin"e kısmen direnç kazanıp kazanmadığının da bilinmesi gerekir. Bu durumlarda "Fansidar" adlı ilaç da diğer ilaçla birlikte kullanılmalıdır. Diğer tedbirler konusunda doktorunuz ve sizle ilgilenen sağlık kuruluşuyla konuşmanız gerekir. Her olasılığa karşı sıtma etkeni ile ilgili ilaçları yanınızda bulundurmalı ve sinekler tarafından ısırılmamaya dikkat etmelisiniz.
Related posts:
If you enjoyed this article, subscribe to receive more just like it.
Uyusturucu Bagimlilari ve Aids Virusu
Pazartesi, Aralık 06, 2010
Uyuşturucu bağımlıları içinde özellikle tehlikede olan grup uyuşturucu maddeyi damar içine enjekte eden gruptur. Bu kişilerin çok daha fazla yardıma gereksinimleri vardır. Bağımlı oldukları maddeyi çılgınca ararken kendilerini koruyacak düşünce ve enerjileri olmaz. Bu kişilerden çoğu uyuşturucu parasını yasadışı yolla yaptıkları fahişelikle elde etmektedirler. Böylelikle sağlık kuruluşlarının denetiminin de dışında kalırlar. Uyarı ve öğütler onları etkileyememektedir. Bu nedenle şimdiki bölümde onların taşıdıkları özel tehlikelerden söz edeceğiz. Bu kişiler için kitabın sonunda yer alan uyuşturucu bağımlıları için kurulmuş danışma merkezlerinin adları ile kendi kendilerine yardım için oluşturdukları grupları belirtir liste yer almaktadır.
Uyuşturucu kullanıyorum. Bağımlı olduğum maddeyi damarıma enjekte ediyorum. AİDS virüsünden kendimi nasıl koruyabilirim?
AİDS uyuşturucu kullananlar arasında büyük yayılma göstermektedir. Çünkü kullanılan iğneler sterilize edilmeden elden ele dolaşmakta, ortak kullanılmaktadır. Uyuşturucu bağımlısının kendini hastalığın bulaşmasından koruması ancak erkek ya da kadın arkadaşına kesinlikle kullandırmayacağı kendine ait özel iğnesini kullanmasıyla mümkün olur.
Bütün uyuşturucu bağımlıları aynı ölçüde tehlikede midir?
Hayır. Tehlikede olanlar uyuşturucuyu damarına enjekte eden ve bu esnada ortak enjektör kullananlardır.
Related posts:
If you enjoyed this article, subscribe to receive more just like it.
Vucut Bakimi ve Kozmetik Aids Tehlikesi
Pazartesi, Aralık 06, 2010
Yalnız doktorda değil manikür, pedikürde, epilasyonda, hatta kuaförde içinde virüs bulunma olasılığı olan kanama meydana gelebiliyor. Bu gibi işlemlerin uygulandığı güzellik salonları hakkındaki söylentiler müşterileri rahatsız edecek boyutlara ulaşmış durumda. Keskin aletlerin dezenfekte edilmeden üstüste kullanıldığı yerlerden kuşku duymak haksız bir davranış değil.
Meslek odaları, diğer mesleki örgütlenmeler üyelerini hijyen kurallarına sıkı sıkı uymaları konusunda uyarmaktalar. Bunun ötesinde sağlık üst düzey yetkilileri güzellik salonları için on yıl önce hazırlanmış hijyenle ilgili kanunları sıkı denetimlerle tam uygulanır kılma arzusundalar.
Homoseksüel bir berbere saç ve sakal traşı olmak tehlikeli midir?
Hayır. Birinci neden her homoseksüel olarak tanınan kişi seropozitif, yani hastalık taşıyıcısı değildir. Berber taşıyıcı bile olsa bu müşterileri için bir risk değildir. Cilt teması AİDS bulaştırmaz. Ancak taşıyıcı berber kendini yaralar ve müşterisinde o anda bu kanın karışabileceği bir açık yara varsa tehlike söz konusu olur. Bu da bir göktaşının üzerine düşecek kişi olarak bizi bulması gibi bir olasılıktır.
Traş aletleri ile AİDS etkeni HIV bulaşır mı?
Bulaşma tehlikesi çok büyük değildir. Küçük bir olasılığı dahi ortadan kaldırmak için traş takımları ortak kullanılmamalıdır. Kesikler, kabuğu kopan sivilceler virüsün vücut kan dolaşımına katılmaları için uygun giriş kapılarıdır. Bu da bir önce traş olan virüs taşıyıcısının kanı hala aletler üzerinde duruyorsa söz konusudur.
Diş fırçalarının ortak kullanımı tehlikeli midir?
Evet. Taşıyıcı kişideki dişeti kanamaları hastalığa ait virüsü taşır. Bu nedenle herkes kendine ait diş fırçasını kullanmalıdır.
Sahne sanatçısı, bir homoseksüel makyaj uzmanı tarafından sahneye hazırlanıyorsa AİDS tehlikesinden uzak olduğu düşünülebilir mi?
Elbette. Homoseksüel olan her erkek mutlaka AİDS virüsü taşıyıcısı değildir. Makyöz virüs taşıyıcısı olsa bile makyaj esnasındaki cilt teması bulaştırma olasılığı taşımaz.
Güzellik salonunda yapılan manikür ya da pedikür esnasında AİDS bulaşma riski var mıdır?
Her kullanımdan sonra aletler dezenfekte ya da sterilize ediliyorsa hayır. Alman eyaletlerinin çoğunda manikür ve pedikür yoluyla sağlığa zarar verilmemesi için kanun çerçevesinde uygulanması zorunlu kılınmış hijyen kuralları vardır. Bayern gibi eyaletlerde ise bu kanunlar oluşturulmak üzeredir.
Epilasyon yaptırıyorum. Ama içimi bir korku kapladı. Kullanılan iğne AİDS taşıyor olabilir mi. Haklı mıyım?
Epilasyon uygulayan kişi iğne ve diğer aletlerini her müşteriden sonra kurallara uygun olarak sterilize ya da dezenfekte ediyorsa bu korku yersizdir. Bu konuda da Alman eyaletlerinin çoğunda uyulması zorunlu hijyen kuralları vardır. Diğer eyaletlerde de konuyla ilgili çalışmalar sürdürülmektedir.
Masaj yağlarını ve kremlerini ortak kullanıyoruz. AİDS açısından davranışımız yanlış mı?
Hayır. Bu maddeler cilt üzerinde uygulanmaktadır. AİDS enfeksiyonuna yol açmaz.
Sık sık masaj yaptırmak bulaşma tehlikesi taşır mı?
Hayır. Sağlam deri aracılığıyla AİDS etkeni vücuda giriş yapamaz. Aynı şekilde cilt de virüs salgılayamaz.
Bir kulağa üç hatta beş küpe birden takmak moda, Pek çok genç kulaklarını kendileri deliyorlar. Hijyen kuralları açısından nasıl davranmak uygun olur?
Kulak deldirmek bazı toplumlar için geleneksel bir olay. Burada önemli olan delme işlemini yapan iğnenin eczacının önerisi göz önüne alınarak bir dezenfeksiyon maddesi ile ya da alevin mavi kısmından aleti geçirerek yapılacak dezenfeksiyon işlemidir. Kulak doktorda deldiriliyorsa sorun yoktur. Güzellik uzmanlarında, süpermarketlerde, ya da seyyar kişilere kulak deldirilecek ise tek kullanımlık iğne ucu kullanıp kullanmadıkları sorulmalıdır. Böylelikle risk ortadan kaldırılmış olur.
Related posts:
If you enjoyed this article, subscribe to receive more just like it.
Saglik Kurumlarinda Aids Tehlikesi
Pazartesi, Aralık 06, 2010
AİDS taşıyıcılarının önemli bir kısmı virüsü hastanelerde almışlardır. Bu da 1983 ile 1985 yılları arasında kanların virüsü taşıyıp taşımadıklarının test edilmediği dönemlerde kan nakilleri yoluyla olmuştur. Olayın şoku hala insanları etkisi altında tutmaktadır. Doktor muayenehanesinde veya hastanelerde hastalar daha temkinli davranmakta, müdahaleler sorgulanmakta, kanamalı işlemler hasta tarafından kuşkuyla karşılanmakta. Bu durum diş hekimi muayenehaneleri için de geçerli. Kullanılan aletlerden tedirginlik duyulmakta Hatta göz doktorunda bile hastalar, gözyaşında virüs bulunduğu duyulduktan sonra rahat değiller.
Dişle ilgili işlemlerde genellikle kan akıyor ve tükrük sıçrıyor. Dişi oyan alet ya da kullanılan diğer aletlerden AİDS bulaşabilir mi?
Hayır. Diş hekimleri hasta ağzında kullanacakları aletlerin tümünü sterilize etmek zorundadırlar. Aletler dezenfekte edilip, daha sonra sıcak kuru hava ya da kaynatma yoluyla sterilize edilmektedir. Diş hekimleri bu titizliği yalnızca AlDS'den ötürü uygulamamaktadırlar. Bulaşıcı sarılık Hepatit B tıpkı AİDS gibi bulaşmaktadır.
Göz doktorunun göziçi basıncını ölçen aleti bulaştırıcı nitelikte midir?
Hayır. Bu aletler diğer bulaşıcı hastalıkları taşıma olasılığına karşı dezenfekte ve sterilize edilmektedirler.
Kişi operasyon geçirecek. Tarih belirlendi. Kan bankalarındaki kanlar test edilmelerine karşın hasta yine de tedirgin. Kan yoluyla bulaşmanın kesin olarak önüne geçilmesi için nasıl bir çözüm yolu düşünülebilir?
Belirlenen tarihten bir kaç hafta önce hastanın kendi kanının alınıp hastanenin kan bankasında derin dondurucuda bekletilmesi önerilebilecek bir yoldur. Operasyon sırasında kan nakli gerekecek olursa hastanın kendine ait kanı kullanmak mümkün olacaktır. Bunun için zamanında doktor ve kan merkezi ile görüşmek gerekir. Yalnızca tarihi belirli operasyonlar için söz konusu olabilecek bir yoldur.
Kan ürünlerinin test edilmediği zamanlarda AİDS'e yakalanma tehlikesi ne ölçüdeydi?
Antikor testi uygulanmaya başlandığından bu yana binlerce kan vericisinin kanı kontrol edildi. Kontroller göstermiştir ki, çok az sayıda kan AİDS virüsünü taşımaktadır. 1983 öncesinde virüsün bulaşma riski daha azdır. Çünkü o yıllarda Almanya'da AİDS taşıyıcıları yayılma göstermemiştir. Bulaşma tehlikesinin önlenmesinde antikor testi çok önemli bir rol oynamaktadır.
Şimdi uygulanmakta olan testler kan nakli yoluyla bulaşmaları yüzde yüz önleyebilecek güvenilirlikte midir?
Hayır. Kan ürünleri olabildiğince güvenilir kılınmaya çalışılmaktadır. Kan vericisindeki virüs en erken dört ila altı hafta sonra testte belirlenebileceğinden, küçük bir olasılıkla da olsa yanılgı yine de söz konusudur. Örneğin AİDS virüsün taşıyıcısı kişi-virüsü aldıktan iki hafta sonra kan veriyorsa, kanı kontrol testini aşacak, test doğruyu yansıtmayacaktır.
Gamaglobulin gibi immünglobulin preparatları insan kanından üretildiklerine göre AİDS virüsü bulaştırabilirler mi?
Hayır. Üretilişlerinde etil alkolle işleme tabi tutulduklarından böyle bir olasılık mümkün değildir. Etil alkol virüsleri zarara uğratıcı bir maddedir.
Kitle aşılamalarında kullanılan aşı tabancası bulaştırıcı rol oynar mı?
Aşı tabancalarıyla virüsün bulaşma olasılığı yoktur demek mümkün değil. Yeni araştırmalar bunu gösteriyor. Bu nedenle Alman Sağlık Bakanlığı grup aşılamalarında tek kullanımlık enjektörlerin kullanımına izin vermektedir.
Hepatit-B aşısı bugüne kadar insan kanından üretilmekteydi. Bu aşının AİDS virüsü taşımadığından emin olunabilir mi?
Evet. Kesinlikle emin olunabilir. Aşının üretiminde kan serumu dezenfektan bir madde olan formaldehitin de işleme katıldığı pek çok arıtma aşamasından geçer. Bu arada gen teknolojisinin yardımıyla insan serumu içermeyen aşılar elde edilmiştir.
Akupunktur iğneleri steril midir?
Eğer akupunktur bir hekim tarafından yapılıyorsa evet. İşlemi uygulayan diğer sağlıkçıların iğneleri mikroorganizmalardan arındıracak dezenfeksiyon ve sterilizasyon yöntemlerine tam anlamıyla uyabilecekleri düşünülemez. Akupunktur iğneleri genellikle kıymetli metaldendir ve tek kullanımlık olabilmeleri aşırı pahalıya mal olacağından mümkün olamamaktadır.
Kalp kateteri tehlikeli olabilir mi?
AİDS açısından hayır. Kateter sterildir. Bu, damar açmada kullanılan balon yöntemi için de geçerlidir.
Tıbbi işlemlerden infüzyon ya da enjeksiyon yoluyla bulaşma olur mu?
Hayır. İğneler ve infüzyon seti tek kullanımlıdır. Bu kurala uzun zamandan bu yana enfeksiyonlardan, özellikle Hepatit-B'den korunmak için uyulmaktadır. Bu kurallara uymama doktor hatası ile eşdeğerdir. AİDS tehlikesi açısından hijyen kuralları hekimlere tekrar hatırlatılmıştır.
Hastanede sterilize edilmemiş bir balon kateter aracılığıyla HIV alınabilir mi?
Hayır. Tıbbi nedenle vücuda girecek her türlü araç ve gereç dezenfeksiyon ve sterilizasyona tabi tutulmak zorundadır. Bu nedenle tanı ve tedavi esnasında kullanılan araç ve gereçlerde bulaştırıcılık tehlikesi yoktur. Balon kateter ise tek kullanımlıktır, bir kez kullanıldıktan sonra atılmaktadır.
Endoskopide AİDS virüsünü almak tehlikesi var mıdır?
Hayır. Bu işlemde kullanılan hortum steril olmak zorundadır.
Related posts:
If you enjoyed this article, subscribe to receive more just like it.
Gebelik ve Çocuklukta Aids Virusu
Pazartesi, Aralık 06, 2010
AİDS virüsünü taşıyan annelerden doğan çocukların tümü enfekte midir?
Hayır. Ortalama yüz bebekten kırkı enfekte olmuş olarak dünyaya gelmektedir. Bu da yeni doğan bebeklerin yüzde altmışının sağlıklı doğma şansı varolduğu anlamını taşımaktadır.
Sezeryanle doğum, taşıyıcı annenin sağlıklı, virüs bulaşmamış bir bebek
dünyaya getirmesini sağlayabilir mî?
Hayır. Normal yolla doğmuş bebeklerle, sezaryen ile dünyaya gelmiş bebeklerin virüsü taşıma oranı aynıdır.
AİDS virüsü bulaşmış bebek hangi hastalık belirtilerini gösterir?
AİDS hastalığının ilk belirtileri kesinlikle karakteristik değildir. Bu belirtilerin pek çok başka nedeni olabilir. Bebeğin gelişimi normal değildir, baş gelişimi kuşku uyandırıcıdır. Sık sık açıklanamayan ateş yükselmeleri, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları, inatçı mantar enfeksiyonları, durdurulamayan ishaller görülür. Buna lenf düğümlerinde büyümeler, dalak ve karaciğer büyümesi eklenir.
AİDS virüsünü almış bebekler ne kadar yaşarlar?
Çok azı iki yıldan fazla yaşarlar. Buna karşın kuraldışı örnekler de vardır: San Fracisco'lu çocuk doktoru Moses Grossmann 1987 Mart'ında yedi yaşında kısa süre önce okula başlamış ve virüsü doğumda almış bir çocuk olduğunu bildirmiştir.
AİDS hastalığı virüsü anneden almış bebeklerde büyüklere kıyasta farklı bir seyir mi izler?
Evet. Büyüklerde rastlanan bir kanser türü olan Kaposi sarkomuna genelde çocuklarda rastlanmaz. Çocuklarda AİDS beraberinde başka hastalıklar getirerek kısa sürede ölümle sonuçlanır.
Doğumu takiben yapılan antikor testi pozitif bebekler, daha sonra yapılan testde negatif çıkabilirler mi?
Evet. Doğumdan sonra yaklaşık dokuz ay boyunca bebek anneden aldığı kendini koruyucu nitelik taşıyan antikorları taşır. Bu nedenle test sonucu pozitif bebekte antikorların bebeğin vücudu tarafından bizzat mı yapıldığı, yoksa bunların anneden ödünç alınan antikorlar mı olduğu kesin olarak bilinemez. Bunun için bir yaşına kadar testlere devam edilmelidir.
Bebek doğum esnasında AİDS virüsünü almış olduğu halde vücudu antikor üretmemiş olabilir mi?
Evet. Bazen yeni doğanların immün sistemleri pek az olgunlaşmıştır. Bu durumda bebek virüsü taşıdığı halde ona karşı antikor üretemez. Bu nedenle de kendisine uygulanan antikor testi negatif sonuç verir.
Bebeğin gerçekten virüs taşıyıp taşımadığı nereden anlaşılır?
Bu konuda kesin tanı zaman alır. Testten doğru yanıt almak bir yılı bulabilir. Enfeksiyonu belirlemek bir dizi işlemi gerektirir: Hastalığın kişideki geçmişini bilmek, çok sayıda test uygulamak, kişinin klinik seyrini izlemek gibi.
Hamileler mutlaka antikor testi yaptırmalı mıdırlar?
Hayır. Antikor testi bugün için hamilelere zorunlu tutulmamıştır.
AİDS testi hamileler için önemli midir?
Geçmişlerinde AİDS'in bulaşabileceği riskli bir ilişki yaşamışlarsa evet. Bazı kadın doğum doktorları hastalarına bu testi önermektedirler. AİDS hastalığına en çok rastlanan San Francisco şehrinde doktorlar çocuk sahibi olmak isteyen her çifte bu testi yaptırmanın vicdani bir görev olduğunu hatırlatıyorlar.
Hamileliğin üçüncü ayında yapılan antikor testinin sonucu negatif. Her şey yolunda denebilir mi?
Tam olarak değil. Hamilelik esnasında bulaşmaya neden olacak bir durum yaşanmadığı halde enfeksiyonun dokuzuncu ayda bellenebildiği durumlar vardır. Çünkü hamilelik immün sisteme pratikte baskılayıcı bir etki yapmaktadır. Bu nedenle anne hamileliğin başında virüsü almış olsa da kanında antikor oldukça geç belirlenebilir. Bu nedenle San Francisco'da doğum uzmanları hamile anneyi ilk üç ve son üç ayda teste tabi tutarlar.
AİDS virüsü taşıyan anneler bebeği emzirebilirler mi?
Hayır. Anne sütünde virüs yüksek konsantrasyonda bulunmuştur. Emzirmeyle de virüs bulaştırabilir.
Virüsü taşıyan kadına gebelik zarar verebilir mi?
Evet. Kişi virüs taşıyıcısı ise hamilelik hastalık tablosunun oluşmasını hızlandırır. Bu hızlanmanın şiddeti tam olarak belirlenememişse de hamileliğin vücut savunma sistemini zayıflattığını biliyoruz. Oluşmakta olan canlıya vücudun yabancı cisim reaksiyonu göstermemesi için vücudun kendini ayarladığı bir mekanizmadır bu.
AlDS'li hamilelerde her ek direnç düşürücü durum ölümle sonuçlanabilir.
AİDS virüsü taşıyıcısı olmak hamileliğin kürtajla sonuçlandırılması için yasal bir endikasyon mudur?
Evet. HIV enfeksiyonu şu açık nedenle kürtajı haklı kılar: Çocuk büyük zarar görebilir. Yasalar 22. gebelik haftasına kadar kürtaja olanak tanımaktadır. Annenin sağlığı ve yaşamını ciddi tehdit eden bir durum söz konusu ise tıbbi kararla bu limit sınırsız kabul edilir. Yani daha ileri gebelik haftalarında da kürtaja baş vurulabilir.
AİDS virüsü bulaşmış bebeğin sağlık durumunun daha uzun süre iyi kalabilmesi için nelere başvurulmalıdır?
Bu bebeklerin çok titiz bir bakıma gereksinimleri vardır. Bebeğe bakan kişi enfeksiyonların başlangıcını farkedebilecek ve onu uzman hekime derhal ulaştıracak nitelikte olmalıdır. Bu noktada zaman yitirilmemesi çok önemlidir. Virüsü taşıyan bebekler çocuk hastalıklarına-karşı da korunmalıdırlar. Çünkü bu onların zayıflamış immün sistemlerini daha da yorar. Kabakulak, kızamık, kızamıkçık, boğmaca geçiren çocuklar hastalıkları tam olarak geçirmeden asla ziyaretçi olarak kabul edilmemelidirler.
AİDS virüsü taşıyan çocuk anaokuluna gitmeli midir?
Bu, çocuğun ve diğer yuva çocuklarının tutumlarına özgü bir durumdur. Şu gibi düşünceler vardır: Yuva çağına tekabül eden üç ila beş yaşları arasındaki çocuklardan hemofili olanlar enderdir, genelde doğumdan bu yana virüsü taşımaktadırlar. Ve hastalığa yakalanma şansları başından beri büyüktür. Diğer çocuklar için sıradan ve zararsız olan enfeksiyonlar, HIV taşıyıcısı çocuklar için son derece zararlı olabilir. Bu nedenle pek çok doktor bu çocukların kalabalık anaokullarına gitmelerine taraftar değildirler. Üç veya dört kişiden oluşan küçük oyun gruplarına katılmak bu çocuklar için daha uygun olacaktır.
Taşıyıcı çocuğun diğer sağlıklı çocuklarla oynaması uygun mudur?
Evet. Bu onun psikolojik ve sosyal gelişimi açısından son derece önemlidir. Yetişkin bir kişinin çocukları oyun esnasında izlemesi, birbirlerini ısırmalarına veya tırmalamalarına engel olması önemlidir. Taşıyıcı çocuklarda yara meydana gelirse derhal sargılanarak oyun arkadaşlarına bulaşması engellenmelidir.
Virüs taşıyıcısı çocuğu çocukluk hastalıkları ve diğer enfeksiyonlardan korunmanın yolları nelerdir?
Çocuğun çevresinde bulaşıcı bir hastalık görüldüğünde derhal doktora haber verilmelidir. Doktor immün sistemi güçlendirici gamaglobulin iğnesi yapacaktır. Doktoru çocuğun virüs taşıyıcısı olduğu konusunda uyarmak gerekir.
AİDS virüsü taşıyıcısı çocuklar halka açık okullara gidebilirler mi?
Evet. Okul çağına gelmiş virüs taşıyıcısı çocuk yaşıtlarına uygun davranış içindeyse, okula gitmemesi için bir neden yoktur. AİDS okul çocuklarının gündelik ilişkilerindeki temaslardan bulaşmaz. AİDS taşıyıcısı çocukların virüsü bulaştırma tehlikeleri kronik B-Hepatit enfeksiyonuna sahip çocukların bulaştırma tehlikeleri ile aynıdır.
Virüs taşıyıcısı çocuk yaralandığında ne yapmak gerekir?
Derhal yara bandı ya da sargı uygulamak gerekir. Eğer kan yaradan eşyalar üzerine (oyuncak, ranza, jimnastik gereçleri v.b.) sıçramışsa, bu eşyaların klor içeren dezenfektanlar veya alkolle silinmeleri gerekir. Eğer kanaması çok değilse bu silme işlemini taşıyıcı çocuğun kendisinin yapması daha uygun olur. Bir başka kişi sözkonusu temizliği yapacaksa eldiven giymelidir.
Spor esnasında sık sık yakın hatta bazen tam vücut teması oluyor. Örneğin futbolda. Taşıyıcı çocuklar bu tip sporlarda diğer çocuklar için tehlike oluştururlar mı?
Hayır. Bu çocuklar sporun her türünde yer alabilirler. Yakın vücut teması, ter, yüzme havuzu veya spor sonrası birlikte duş AİDS virüsünü bulaştırmaz.
Çocuğunuzu sınıf arkadaşının AİDS taşıyıcısı olduğu konusunda uyarmanız gerekir mi?
Hayır, bu gerekli değildir. Enfeksiyonu taşıyan çocuk yalnızlığa itilmiş olur. Aksine enfeksiyonu taşıyan kişiyi fazla deşifre etmemek daha doğru bir davranış olur. Çocuğun sağlık durumu hakkında oldukça az sayıda kişinin bilgi sahibi olması uygun olacaktır. Ama sınıf öğretmeni, spor öğretmeni ve müdür durumu bilmelidir. Örneğin kanamalı bir yara oluşması durumunda bulaştırma tehlikesinin önüne geçebilmek için.
AİDS taşıyıcısı çocukları okuldan men etmek için geçerli nedenler olabilir mi?
Taşıyıcı çocukta diğer çocuklara karşı yaralama, ısırma, tırmalama gibi saldırgan nitelikli davranış bozukluklarına rastlanıyorsa psikiyatrik tedavi uygulanması gerekir. Taşıyıcı çocuğun okul arkadaşını enfekte etmesi ancak aynı anda yaralanıp kanları arasında temas meydana gelmesi ile mümkündür. Psikiyatrik tedavi ile çocuğun davranışları düzeliyorsa okula dönmesinin sakıncası yoktur.
Related posts:
If you enjoyed this article, subscribe to receive more just like it.
Ask ve Seks Hayatinda Aids
Pazartesi, Aralık 06, 2010
1985'de Spiegel dergisinde yayınlanan bir yazıda Robert Gallo "AİDS'in kökeninde seks vardır" diyordu. 1987'de Stern dergisinin gerçekleştirdiği büyük bir anket AİDS'in geniş bir kesimin cinsel alışkanlıklarını değiştirdiğini gösteriyordu. Genel eğilim seksten vazgeçme şeklindeydi. Görüşmeler, bu hastalığın kişilerde büyük bir korku ve bilgi edinme isteği doğurduğunu ortaya koyuyordu. Ne tehlikelidir? Nasıl korunulur? Pek çok insanın cinsel sorunlarını danışabilecekleri biri yok. Evli kadınlar eşlerinin başkalarıyla ilişkisi olabileceğinden ve bu yolla kendilerine bulaşma olacağından kuşku duyuyorlar. Alışılmamış ön sevişme yöntemleri olanlar da önüne geçilmez bir korku ve suçluluk duygusu içindeler. Kimseye söz edemiyorlar, çünkü açıklamaları teşhir olmalarına neden olacak. Gençler kime güvenebileceklerini bilmiyorlar. Ama hepsi korunmak için öğrenmek zorundalar: En iyisi sadakatli bir aşk, ya da prezervatifle güvenli seks. AİDS seks konusunda gizli kalmış, sözü pek edilmeyen kavramlar hakkında da konuşmamızı gerektiriyor. Çünkü AİDS virüsü tabu tanımıyor. Bu nedenle bu bölümde belki bu güne kadar duymadığınız kavramlarla karşılaşacaksınız.
"Safer seks" ne demektir?
Korunmalı seksin İngilizce tanımıdır. Almanya'da da İngilizce bu tanım günlük konuşmaya girmiştir.
"Safer seks" ile "Safe seks" arasındaki ayrım nedir?
AİDS virüsü ile enfekte olma olasılığının çok düşük olduğu bütün cinsel ilişki şekillerine "Safer seks" denilmekte. Bu konuda bir derecelendirmeye de gidilmiş. Hiç bulaşma tehlikesi olmayan cinsel ilişki "Safe seks" olarak tanımlanıyor. Yani riskin az olduğu durumlar "Safer seks", risksiz durumlar "safe seks" olarak adlandırılıyor.
Hangi cinsel ilişki yöntemleri "Safer seks" kapsamındadır?
- Kişiye özel prezervatifle vajinal ya da anal cinsel ilişki. Vajinal ilişkide sperm öldürücü kayganlaştırıcı kremden de önlem olarak yararlanmak.
- Fransız usulü-prezervatifle oral cinsel ilişki
- Vajinaya oral temas
- Dil ile öpüşme
Kişinin "Safer seks" yöntemlerini benimsediğini, kendini AlDS'den bu yolla korumak istediğini belirten bit sembol var mıdır?
Evet. Küçük bir çengelli iğneyi gizli ya da açık taşımak kişinin "Safer seks"e açık olduğunun uluslararası sembolüdür. ABD'de ayrıcı homoseksüeller çek kartı formunda sarı bir kart taşırlar. Üzerinde "Safer seks" yöntemlerinin yazılı olduğu bu kartın amacı korunmanın unutulmamasıdır.
Enfeksiyon tehlikesinden yüzde yüz uzak kalmak istendiğinde hangi tür yakınlaşmalar mümkün? Yani "Safe seks"i hayata geçirmek nedir?
Okşamak, sarılmak, yarasız cilt yüzeylerini öpmek, öpüşmek, yarasız cilde sürtünmek, karşılıklı elle tatmin (mastürbasyon), vibratör gibi seksüel yardımcıların kullanımı. Bu gereçler kişiye özel olmalıdır. Dikkat edilecek temel kural enfeksiyonu taşıyan sperm ya da kanın eşin vücuduna, dolaşım sistemine girişini önlemektir.
Yanlızca tehlikeli grupta yer alan kişilerle (homoseksüel ya da biseksüel erkekler, uyuşturucu bağımlıları, hemofili hastaları) cinsel ilişki mi tehlikelidir?
Hayır. Riskli kişilerle cinsel ilişkide bulunmaktan çok korunmasız davranmak tehlikelidir. "Safer seks" yöntemleriyle korunulmadan, yabancı kişilerle yaşanan cinsel ilişki tehlikelidir.
Taşıyıcı kişinin spermi hastalığı bulaştırıcı mıdır?
Evet. Cinsel ilişki sırasında farkına varılamayacak küçük yaralardan etkenin kan dolaşımına karışması halinde enfeksiyonunun bulaşma tehlikesi büyüktür.
Petting tehlikeli midir?
Genelde hayır. Ama bu esnada kişinin kanı ya da sperm sıvısı eşinin kanına karışıyorsa tehlike vardır. Örneğin erkek vajina girişini sürtünme esnasında zedeliyor, daha sonra sperm sıvısı bu yerle temas ediyorsa.
Kendi kendini tatmin (mastürbasyon) bulaşma tehlikesi taşır mı?
Hayır. Burada temas kişinin kendi vücut salgıları iledir. İnsanın kendi kendine bulaştırıcı olması söz konusu değildir.
Taşıyıcı eşin vajinasını dille uyarmak bana mikrobu bulaştırır mı?
Bu konuda kesin konuşmak güç. Vajina salgısı sperm sıvısına kıyasla daha az bulaştırıcıdır. Ancak vajinada iltihap ya da adet kanaması söz konusu ise enfeksiyonu bulaştırıcılık söz konusudur.
Karşılıklı mastürbasyon zararlı mıdır?
Temelde hayır. Ancak yaralı elle uygulanan masajda bu ele sperm sıvısının bulaşması ile enfeksiyon tehlikesi doğar.
Taşıyıcı kız arkadaşımın vajinasına parmağımın girişi bana mikrobu bulaştırır mı?
Ancak parmağınızda açık bir yara söz konusu ise.
Vajinanın dille uyarıldığı durumlarda erkeğin kadına enfeksiyon taşıma olasılığı nedir?
Tükrükte çok az mikrop bulunduğundan tehlike azdır. Virüslerin vajina mukozası yarasız da olsa vücuda girebileceği hatırlanmalıdır.
Anal bölgenin dille uyarılmasında enfeksiyon tehlikesi nedir?
AİDS tehlikesi söz konusu değildir. Buna karşın dikkatli olunmalıdır. Salmonella ishali gibi barsak enfeksiyon hastalığı kapmak çok kolaydır. Bu sevişme türünde barsak enfeksiyonlarında tipik bulaştırma yolu olan dışkı-el-ağız yolu çok kısalmıştır
Sık sık dille öpüşmenin tehlikesinden söz ediliyor. Ne derecede tehlikelidir?
Tehlikenin derecesini tam olarak saptamak mümkün değil. Tükrükte çok az sıklıkta da olsa HIV virüsü bulunduğu belirlenmiştir. Ne kadar sert davranışlardan kaçınılırsa da dil küçük bir yara alabilir ve bu çizik yoluyla virüs kana karışabilir. Ağızdaki taze yaralar, diş etlerindeki kanamaya eğilimli durumlarda da dikkate alınmalıdır.
Dille öpüşme yoluyla bulaşan bir AİDS vak'ası var mıdır?
Dünya üzerinde bugün bu yolla bulaştığı olasılığı üzerinde durulan tek bir vak'a vardır.
Tükrüğün virüse zarar verdiği düşünülebilir mi?
Evet. ABD'de ki bilimsel bir araştırma bunu kanıtlamıştır. Deney tüpünde yarım saatte tükrük içindeki AİDS virüsü ölmüştür. Bu tür laboratuar deneyleri önemli dayanak noktalarıdır, ama sonuçları derhal canlı organizmalara mal edilemez.
Kocam mesleği gereği sık sık yolculuk yapıyor. Benim dışımda başka kişilerle de birlikte olduğunu zannediyorum. Bana mikrop bulaştırmasından endişe etmekteyim. Ne yapabilirim?
Sorununuzu eşinizle konuşunuz. Yine de kuşkularınızı gideremiyorsanız eşinizle korunmalı cinsel ilişki ancak sizi bulaşmadan uzak tutacaktır.
Çocuklarım büyümekteler. Cinsel yönden aktif olabilecekleri yaşlara ulaştılar. AİDS'den nasıl korunmalılar?
Bilmek en iyi korunmadır. Korku ve panik yaratmadan onlara AİDS hakkındaki her şey anlatılmalıdır. Çocuklar AİDS'in başlıca iki yolla bulaştığını bilmelidirler: Mikrobu taşıyan kanın ya da sperm sıvısının kan dolaşımına karışmasıyla. Daha büyük olanlar bilmelidir ki, bugün artık cinsellik tedbirsizce, düşünmeksizin denenemez. Bu çok tehlikeli bir oyun olur. Eşle AİDS'i, AİDS'e karşı korunmayı konuşacak ölçüde karşılıklı güven yeniden önem kazanmıştır. Her iki kişi de daha önceki deneyimlerini açıklamalıdır. Kişiler birbirleri için ilklerse bir bulaştırma tehlikesi sözkonusu değildir. (Kişilerden birine daha önce kan nakli yapılmış olması veya uyuşturucu bağımlısı olma özelliği kural dışıdır).
Birlikte olmayı düşündüğünüz kişinin hastalığı taşımadığı düşüncesindeyseniz, daha kesin sonuca götürecek bir yol izlemelisiniz. Bu kişi sizle birlikte veya kendisi test yaptırmayı kabulleniyor mu? Korunmada önemli bir unsur da kişide sorumluluk duygusunun gelişmiş olmasıdır. Bu aynı zamanda başkalarına karşı da sorumlu davranmayı beraberinde getirecektir. Ebeveynler gençler arasındaki ilişkilerin cinsel boyutu olabileceği olasılığı üzerinde durarak prezervatif ve kullanımı konusunda onları aydınlatmalıdır.
Kadınlar erkeklerle kıyaslandığında daha çok tehlikede midirler?
Evet. Kadınlar için tehlike heteroseksüel erkeklere kıyasla daha yüksektir. Çünkü enfeksiyonu taşıyan sperm aracılığıyla büyük miktarlarda virüs vücuda alınmaktadır.
Virüs kadınlara cinsel ilişki sırasında nasıl bulaşır?
Yeni araştırmalar sağlıklı vajina mukozası yoluyla da AİDS virüsünün alınabileceğini göstermiştir. Virüs bu hassas zarı geçerek kan dolaşımına karışabilmektedir. Bugüne kadar yalnızca mukozadaki yaraların bulaşmada tehlike yaratacağı düşünülüyordu. Kadınlar homoseksüel erkeklerde olduğu gibi anal ilişki yoluyla (yunan usulü) veya virüsü taşıyan bir erkeğe oral seks uygularken de (feliatio ya da fransız usulü) mikrop kapabilirler.
Adet kanaması döneminde cinsel ilişki kadın için daha tehlikeli midir?
Evet. Adet kanaması, tıpkı kanayan bir yaranın büyük bulaşma tehlikesi meydana getirmesi gibi AİDS virüsü HIV için önemli bir giriş kapısıdır. Bu nedenle kanamalı dönemde cinsel ilişkide bulunulacaksa ve eşin virüs taşımadığından emin değilseniz mutlaka prezervatif kullanmasını sağlamalısınız.
Virüs taşıyıcısı bir kadınla adet kanaması olan dönemde cinsel ilişkide bulunmak erkek için de tehlikeli midir?
Evet. Virüs normal vajina salgısına kıyasla kanamalı dönemde çok daha yoğun olarak bulunacağından risk artar. Adet döneminin bir kaç gün öncesinde ve sonrasında da tehlike yüksektir. Çünkü bu zaman zarfında da küçük kanamalı salgılar söz konusudur.
Vajinada iltihabi bir durum varsa erkeğin AİDS kapma tehlikesi artar mı? Vagina iltihabı ile AİDS tehlikesi arasındaki ilişki nedir?
Vajinadaki bir iltihapta akyuvarlar enfeksiyonla mücadele için iltihap odağında toplanmışlardır. Vajinal iltihaba ait cerahat bu nedenle pek çok bulaştırıcı mikrop taşır. Bu durumdaki taşıyıcı bir kadınla prezervatifsiz cinsel ilişki erkek için son derece tehlikelidir. Vajinadaki iltihap erkeğe de bulaşabilir.
Cinsel ilişki sonrası vajinanın yıkanmasının AİDS ile ilişkisi var mıdır?
Hayır. Bu yıkama işlemine güvenilemez. Bu tür yıkamalarda kullanılmak üzere hazırlanmış özel losyonların mukozaya zarar vererek bulaşma tehlikesini arttırdığı düşünülmektedir.
Sürekli çok sayıda homoseksüelin AİDS'e yakalandığından söz ediliyor. Homoseksüellik nedir?
Aynı cinsten kişiye cinsel anlamda ilgi duymak homoseksüelliktir.
Homoseksüellik ne ölçüde yaygındır?
Konuyla ilgili araştırmalar yetişkin erkeklerin yüzde beş ila onunun homoseksüel olduklarını ortaya koymuştur.
Homoseksüellik nereden kaynaklanmaktadır?
Bazı erkeklerin neden yalnızca bir erkeğe, bazı kadınların neden yalnızca bir kadına cinsel ilgi uydukları tam olarak aydınlatılamamıştır. Bu özelliğin kalıtsal olmadığı da bilinmektedir. Kökeninin çocuklukta yaşanan olaylara dayandığı, gençlikte kişiyi homoseksüelliğe yönelttiği teorisi de bir varsayımdır.
Homoseksüeller tehlike kaynağı mıdırlar?
Hayır. Homoseksüellik genelde bir ruhsal bozukluğu ifade etmez. Homoseksüeller cinsellik dışındaki alanlarda diğer insanlar gibidirler. Kendileri gibi düşünmeyenler için tehlike oluşturmazlar.
Travestiler temelde homoseksüel midir?
Hayır. Karşı cinse ait giysileri giymekten hoşlanan kadın ya da erkeklere bu ad verilir. Bu eğilim temelde homoseksüellikle bağlantılı değildir. Kadınların erkeksi pantalon ve ceket giymeleri sık rastlanılır bir durum olduğundan tepkiyle karşılanmamakta, oysa kadın kılığındaki erkekler derhal göze batmaktadırlar.
Biseksüel ne demektir?
Biseksüeller hem erkek hem de kadınla cinsel ilişkiye girerler. Her iki cinse de ilgi duyarlar.
Yanlız erkekler mi biseksüeldir?
Hayır, bu kavram kadınlar için de geçerlidir.
Ama bugüne kadar biseksüel erkeklerin sayısının biseksüel kadınlardan çok olduğu belirlenmiştir.
Lezbîyenlerin cinsel ilişkileri AİDS açısından daha mı güvenlidir?
Evet. Lezbiyen sevişme yöntemleri olan karşılıklı mastürbasyon ve cunnilingus (yalama) yoluyla bulaşma olmaz. Bir kaç Amerikalı lezbi-yenin yapay döllenmede verilen spermlerle hastalığa yakalandıkları belirlenmiştir. Sado-mazoşist petting yöntemi lezbiyenlerde de yaralanmalara yol açarak, kanlarının birbirine karışmasına neden olacağından risklidir. Böylelikle kişilerden biri hasta ise kanındaki mikrobu diğerine bulaştırır.
Prezervatif AİDS'e karşı koruma sağlar mı?
Çok büyük ölçüde. Prezervatif kaliteli ise ve doğru kullanılıyorsa AİDS'e karşı büyük korunma sağlar. Daha güvenlikli olan yol prezervatifle birlikte sperm öldürücü krem ya da "Nono-xinol 9" adlı maddeyi içeren vajinal fitiller kullanılmasıdır. Örneğin "Delfen", ya da "Patentex". Nonoxinol 9'un deney tipinde AİDS virüsünü öldürdüğü belirlenmiştir. Diğer etkili krem ya da fitilleri doktor ya da eczacınız önerebilir.
Kaliteli prezervatiflerin özellikler nelerdir?
Prezervatiflerde şu özellikler aranmalıdır: Ambalajlarında üretim veya son kullanım tarihi yer almalıdır.
Prezervatifler en çok üç yıl içinde satılmak kaydıyla üretilirler. Bu süre aşılırsa ince lastik bütünlüğünü kaybeder, bu da koruyuculuğun ortadan kalkması anlamına gelir. Prezervatifler üretim sonrasında elektronik yolla kontrol edilmiş olarak satışa sunulmalıdırlar. Sağlam, güvenli oluşlarından ancak böyle emin olunulabilir.
Prezervatifler gün ışığından korunacak tarzda ambalajlanmış olmalıdırlar. Işık lastiğin yapısını bozar.
Çıkıntılı, pürüzlü yüzeye sahip prezervatif almayınız. Eşinizin vajinası tahriş olabilir. Prezervatifi de dikkatsiz kullanıyor iseniz meydana gelecek yara size mikrobu bulaştırabilir.
Prezervatiflerin teste tabi tutulmaları söz konusu mu?
Evet. Ürün standartları kurumu "test" adlı dergilerinin Ağustos 1983 sayısında böyle bir testi açıkladı. Bu testte pek çok marka kaliteli olarak değerlendirildi: Blausiegel ABC, Blausie-gel Hauchdünn, Fromms Transparent, Lavetra Glyder, R "hauchfein" ve Secura Gold. Yakın bir gelecekte prezervatifler üzerinde EG-DIN ibarelerinin kullanımı gündeme gelecek. Bu -DİN ibaresini taşıyacak prezervatifler en yüksek kaliteyi ifade edecektir.
İyi kalitede prezervatifler nereden satın alınabilir?
Eczane, parfümeri, süpermarket ile restoran ve umumi tuvaletlerde bulunan prezervatif otomatlarından. Otomatlardaki prezervatifin iyi kalitede olup olmadığına ve ambalajının zedelenmiş olup olmadığına dikkat edilmelidir. Otomatlara şişlerle zarar veren, bu arada prezervatif ambalajını da birlikte delen, bunu eğlence kabul eden kimseler vardır. Boş ambalaj ışığa tutulduğunda varsa bu küçük delikler farkedilir.
Anal ilişki için özel prezervatifler var mıdır?
Evet. Homoseksüellerin anal ilişkide kullanmaları için oldukça dayanıklı yapıda üretilmiş "Hot Rubbers" denen özel prezervatifler vardır.
Prezervatif ne zaman kullanılmalıdır?
Ruhsal nedenler gözönünde bulundurularak ön sevişme öncesinde prezervatif yerinde bulunmalıdır. Sevişmeyi doruk noktasında kesintiye uğratmamak için bu daha doğru bir yoldur.
Prezervatif penis tam sertleşmiş haldeyken mi uygulanır?
Hayır, daha önce Penis kuru olmalıdır.
Prezervatif yerleştirilirken nelere dikkat edilmelidir?
Bu çok ince maddeye tırnakların zarar vermemesine dikkat edilmelidir. Bazı prezervatifler uç kısımlarında bir rezervuara, depoya sahiptirler. Bu rezevuara sahip olmayan kondomlar penise yerleştirildiklerinde uç kısmında bir miktar boşluk kalmasına dikkat edilmelidir. Sperm sıvısı boşalma sırasında bu kısma dolacaktır.
Sperm sıvısı boşaldıktan sonra neye dikkat edilmelidir?
Penis geri çekilirken prezervatif tutulmalıdır. Aksi halde sperm sıvısı prezervatiften dışarı taşacak, korunma gerçekleşmeyecektir.
Hangi kayganlaştırıcılar iyidir?
Yağ içeren maddeler prezervatifle birlikte kullanılmamalıdır. Bunlar prezervatifi mikroskopla görülebilecek küçük noktalar şeklinde eriterek korunma görevini bozarlar. Kayganlaştırıcılar suda eriyen maddelerden imal edilmiş olmalıdır. "Lubricant", "KY", "Femilind" gibi.
Prezervatif iki kez kullanılabilir mi?
Kesinlikle hayır.
Cinsel ilişkide bulunduğum kişi prezervatif kullanıyor, aynı zamanda gebelikten korunmuş sayılır mıyım?
AİDS'e karşı korunma ile gebeliğe karşı korunma birbirinden farklıdır. Prezervatif şimdilik sadık bir evlilik veya eş ilişkisi olmayan, seksten de vazgeçmek istemeyen kişilerin AİDS'e karşı tek korunma yoludur. İstenmeyen gebelikleri önlemede prezervatifler örneğin doğum kontrol haplarıyla kıyaslandıklarında güvenilirlikleri açısından ancak üçüncü sırada yer alabilmektedir.
Prezervatifle birlikte sperm öldürücü krem kullanmak gebelikten korunmada etkili midir?
Evet. Bu çift yönlü korunma etkin bir yöntemdir. Ama yine de doğum kontrol haplarının yerini tutacak bir alternatif olduklar söylenemez.
Prezervatif kullanmak istemiyorum. Kendimi korumak için daha başka bir yol yok mu?
Hayır. Prezervatiften vazgeçecekseniz, AİDS mikrobu taşımadığından emin olmadığınız kişilerle cinsel ilişkide bulunmaktan da vazgeçmelisiniz.
Diyaframlarda kullanıldığı gibi sperm öldürücü fitillerle, gebeliği önleyici kremler AİDS virüslerine karşı güvenlik sağlarlar mı?
Tek başına kullanılmaları güvenlik sağlamaz. Sperm öldürücü madde "Nonoxinol 9"un deney tüpünde AİDS virüsünü öldürdüğü belirlenmişse de buna tamamen güvenilemez. Virüsün bu madde içinde öleceği sürede vücutta çoktan kana karışmış olabileceği olasılığı göz önünde bulundurulmalıdır. Vajinadaki küçük sıyrıklardan hatta sağlıklı vajina mukozasından, adet kanaması sırasındaki cinsel ilişkide virüs vücuda girişi kolaylıkla gerçekleştirebilir. Ayrıca virüs vajinada kan, sperm gibi vücut sıvılarıyla çevrili olduğundan deney tüpüne kıyasla çok daha uzun süre canlı kalabilir. Prezervatifle birlikte kullanıldığında "Nonoxinol 9" içeren vajinal fitil ve kremler iyi, emniyetli bir korunma yöntemidir. Ayrıntılarıyla düşünüldüğünde güvenliksiz yanları da görülür. Bu maddelerin "Nonoxinol 9" u yeterli konsantrasyonda içermeleri gerekir. "Patentex" fitil ve "Delfen" kremlerde olduğu gibi.
Vajinal fitil ve kremlerde AİDS virüsünü öldürücü başka maddeler var mıdır?
Evet. Kayganlıştırıcı kremlerin bazılarında diğer bir etkili madde olan benzalkonium klorit bulunur. Ama bu tür kremler Almanya'da satılmamaktadır.
Yabancı ülkelerde prezervatifle beraber kullanmak üzere sperm öldürücü krem arayanlar "Nonoxinol 9" bulamadıklarında, benzalkonium klorit içeren krem bulmaya çalışmalıdırlar. Fransa, İskandinavya ülkeleri, Kanada ve ABD'de bu kremlerden bulmak mümkündür.
Anal ilişkide AİDS virüsünün öldürücü etkisinden yararlanmak için prezervatifin yanısıra spermisid (sperm öldürücü) kremlerden yararlanılabilir mi?
Hayır. Virüs öldürücü kabul edilen Nonoxinol 9 ve benzalkoniumklorid vajina için önerilen maddelerdir. Bugüne kadar bu maddelerin barsak duvarını tahriş edip etmedikleri, bu yolla vücuda girerek zararlı etki yapıp yapmadıkları aydınlatılamamıştır.
Homoseksüellerin anal ilişkisinde her iki kişi için de tehlike aynı büyüklükte midir?
Hayır. Pasif rolde olan kişi enfeksiyonu taşıyabilecek sperm sıvısını vücuduna aldığından daha çok tehlikededir.
Kısır bir erkek AİDS taşıyıcısı olabilirmi?
Evet. Vazektomi (kısırlaştırma operasyonu) geçirse bile vücudunda AİDS virüsü bulunan kişi yine hastalığı bulaştırıcıdır. Çünkü virüs sadece spermin kendisinde değil, boşalmayı sağlayan prostat salgısında da bulunmaktadır. Kısırlaştırma işlemi ejakülasyonu gerçekleştiren bu sıvıyı ortadan kaldırmaz.
Peep Show kabinlerinde yerler genellikle sperm sıvısıyla kirletilmiş durumda. AİDS'le bir ilgisi var mı?
Hayır. Sperm sıvısı açık bir yarayla temas etmiyorsa bulaşma tehlikesi söz konusu olamaz.
Çok eşliliğin yaşandığı parti ve klüpler ne ölçüde tehlikelidir?
Prezervatif kullanılmadığı takdirde tehlike büyüktür. Bu tür yerlerde pek çok fahişe ve ortak enjektör kullanımı ile hastalık etkenini almış uyuşturucu bağımlısı ile karşılaşılır. Bu yerler aracılığıyla hastalık risk gruplarından halkın diğer kesimlerine yayılma gösterir.
Kendim böyle özel bir klüp kurmayı, buraya AİDS testi negatif olmayan kişileri kabul etmemeyi düşünüyorum. Bu bir çözüm sayılabilir mi?
Hayır. Bu görünümsel düzeyde kalmış bir tedbir olur. Kapıda durup gelenlerin test sonuçları tek tek kontrol edilse de sonuç alınmış olmaz. Çünkü negatif test sonucu kişinin son dört ila altı hafta içinde enfeksiyonu alıp almadığını göstermez. Virüs alındıktan ancak dört ila altı hafta sonra kanda antikor oluşur, yani teste yanıt meydana gelir. Bu nedenle kişiye dört ile altı hafta sonra tekrar test uygulamak ve aradaki zaman zarfında cinsel ilişkide bulunmamış olmasını sağlamak gerekir ki, bu kimse için mümkün değildir.
Gazetelerde pozitif test sonuçlu kişi, pozitif test sonuçlu eş arıyor ilanlarına rastlıyorum. AİDS taşıyıcısı iki kişi hastalık öncesinde olduğu gibi korunmasız cinsel ilişkide bulunabilirler mi?
Hayır. AİDS taşıyıcıları da prezervatif kullanmalıdırlar. Tehlikeli seks sonucu yeni virüsler vücuda girer. Vücuda giren virüs sayısındaki artış, taşıyıcı olan kişinin hastalığa yakalanma şansını arttırır.
Fahişeler resmi kontrole tabiler. Hastalığı bulaştırma tehlikeleri var mıdır?
Evet. Sağlık Bakanlığının bu kişilere uyguladığı antikor testi bulaşmayı izleyerek en erken dört ila altı hafta sonra sonuç verir. Fahişelerle prezervatifsiz cinsel ilişki rus ruletine benzer. Kadın daha önce birlikte olduğu pek çok kişiden AİDS virüsünü almış olabilir. Kişilerin korunmasız böyle bir tehlikeyi nasıl göze alabildikleri, güvenliklerinin olmadığı bir durum için nasıl bunca para harcayabildikleri şaşırtıcıdır. Ayrıca Sağlık Bakanlığı ancak kayıtlı fahişeleri kontrol edebilmektedir. Uyuşturucu sağlamak için gizli fahişelik yapanları kontrol edebilmek mümkün olmamaktadır.
Fahişeler mutlaka prezervatif kullandırmalı mıdır?
Kesinlikle. Fahişeler çok sayıda yabancıyla ilişkide bulunduklarından tehlike büyüktür.
Sadomazoşist sevişme alışkanlıklarım var. Birlikte olduğum kişinin idrarınıın ağzıma püskürmesi tehlikeli midir?
Bu yolla bulaşma tehlikesi az olsa bile, bunun enfeksiyon kaynağı olabileceği eşle konuşulmalı, kuşkulu bir durum varsa bu teknik terkedilmelidir.
İç çamaşırı fetişistiyim. Kullanılmış kadın çamaşırları bana hastalığı bulaştırır mı?
Çamaşırlar kanlı değillerse ve açık yarayla kanlı çamaşırlar temas etmiyorlarsa hayır.
Related posts:
If you enjoyed this article, subscribe to receive more just like it.
Sosyal Yasamda Aids Bulasmasi
Pazartesi, Aralık 06, 2010
Boş zamanları değerlendirme, daha çok sağlıklı yaşam amacına yöneldi. Pek çok kişi iş sonrası spor yapabilecekleri yerlere, squash merkezlerine, tenis alanlarına, vücut geliştirme salonlarına, sonrasında ise saunaya giderek rahatlamayı yeğliyor. Buralardaki yakın vücut teması ise pek çok spor meraklısının hevesine gölge düşürmekte. Bu yerler AİDS etkeninin kolaylıkla bulaşabileceği yerler midir? AlDS'li oranı yüksek tatil ülkeleri, örneğin Kenya, rezervasyonların iptali ile karşı karşıyadır. Pek çok turist Afrika'nın balta girmemiş ormanlarında düzenlenen fotosafarilere artık imrenerek bakmıyor. Çünkü tehlikeli maymun türü, ya da sivrisinekler aracılığıyla hastalık kapmaktan korkuyorlar. Kimileri, özellikle çocuklu aileler evlerinde besledikleri kedi ve köpeklerin durumunu da kuşkuyla gözden geçirmekteler. Sık gittikleri restoranın garson ve barmeninden de şüpheliler. Bir hristiyan geleneği olan "Abendmahl" de düşündürücü bulunuyor. Protestanlar bu geleneğe özgü ortak kupadan içki içmek anlayışının devam edip etmemesi gerektiğini soruyorlar.
Kuşku içinde olanlar genellikle kendilerini tedirgin edenin ne olduğunu da tam olarak bilememekteler. Boş zamanları değerlendirmede keyfimizi kaçıran, bizi kuşkuya iten düşüncelerin çoğu anlamsızdır. Çok az spor türünde tehlikeye neden olacak kanayan yara meydana gelmektedir. Hangi spor türlerini korkusuzca yapabileceğimiz, ne zaman tehlikede olacağımız konusunda bu bölümde bilgi verilmektedir.
Halka açık yüzme havuzundan AİDS bulaşabilir mi?
Hayır. Halka açık yüzme havuzları şüphe götürmez şekilde dezenfekte edilmektedir. Bu dezenfeksiyon sadece AİDS değil, diğer pek çok daha dirençli hastalık etkeni de gözönünde bulundurularak yapılmaktadır. Kesin olarak emin olmak istiyorsanız havuz sorumlusundan bilgi alınız.
Bu dezenfeksiyon işlemi denetlenmekte midir?
Evet. Genellikle Sağlık Bakanlığı'na bağlı görevlilerce. Bu kişiler düzenli olarak su örnekleri almakta ve gereken kontrolleri yapmaktadırlar. Havuzun dezenfeksiyon işlemlerinin kaydedildiği bir defterin tutulması da zorunluluktur. Bu defterlerde düzensizlik dikkati çekerse yetkililer sıkı denetim uygularlar.
Bütün yüzme havuzları denetlenmekte midir?
Halka açık, giriş için ücret talep edilen havuzlar için bu sorunun yanıtı evettir. Özel havuzlar, örneğin klüplere ait olanlar kontrole tabi değildirler.
Halka açık termal havuzlardan (kaplıcalardan) AİDS virüsü alınabilir mi?
Hayır. Bu havuzların da diğer halka açık yüzme havuzlarında olduğu gibi dezenfekte edilme zorunluluğu vardır. Şüpheleriniz varsa sorumlu kişiden bilgi alınız.
Sauna ya da buhar banyolarında hastalığın bulaşma tehlikesi var mıdır?
Hayır. Sauna ya da buhar banyolarında ısı virüsü öldürecek güçtedir. 56°C'nin üzerinde HIV (AİDS etkeni) ölür.
Halka açık plajlarda tehlike var mıdır?
Hayır. Deniz gibi büyük bir su kütlesi olasılığı en aza indirger. Kişi açık yara ile bile denize girse mikropla yarasının temasa gelmesi çok uç bir olasılıktır. Bu nedenle bu durumda ancak teorik bir tehlikeden söz edilebilir.
Hristiyan geleneği "Abendmahl'de kullanılan çanak virüsü bulaştırıcı olabilirini?
Hayır. Bardak ve yemek takımlarının ortak kullanımından bugüne kadar bulaşma meydana geldiği saptanamamıştır. Ağız yoluyla bulaşabilecek diğer enfeksiyon hastalıklarını önlemek için protestan kiliselerinde bardağı çevirerek içmek ya da çalkalayıp içmek anlayışı gelişmiştir. AİDS tehlikesinden söz edilemez.
Ev hayvanları AİDS taşıyıcısı olabilirler mi?
Hayır. Bugüne kadar kendiliğinden ya da deneysel amaçla ev hayvanlarına insan için son derece tehlikeli olan AİDS virüsünü bulaştırmak mümkün olmamıştır. Virüs, diğer canlılarda değil, insan vücudunda yaşayabilmektedir.
Modern hava taşımacılığı geliştikten sonra hastalık etkenlerinin daha çabuk yayılma gösterdiğinden söz ediliyor. Jetlerde bulaşma kaynakları var mı?
Hayır. Özellikle tatil amacıyla uçmak sosyal temas olanaklarını arttırıyor. İnsanlar birbirleriyle konuşuyorlar, el sıkışıyorlar, ya da birbirinin yanağına öpücük konduruyorlar. Birlikte yemek yeniliyor, belki de aynı bardaktan içiliyor, tuvalete gidiliyor, aynı kulaklık kullanılıyor. Bunları hiçbirisi tehlikeli değil. Ama uçaktaki komşunuzla tatil yerine ulaştığınızda korunmasız birlikte gecelemek elbette riskli.
AİDS etkeni bütün dünyaya yayılmış durumda mıdır?
Normal seyahat trafiğiyle ulaşılabilen bütün ülkelerde AİDS'e rastlanmaktadır. Ama hastalık değişik yerlerde değişik sıklıkta karşımıza çıkmaktadır.
Hangi ülkelerde HIV adlı virüse daha sık rastlanmaktadır?
Amerika Birleşik Devletleri'nde, Karayibler ve Afrika'nın Kenya, Zaire ve Uganda gibi ülkelerinde pek çok insanın bu virüsü taşıdığı bilinmektedir. Bu nedenle merkezi Afrika'da olan bir AİDS kuşağından sözedilmektedir. Avrupa'da da adı ve cilt rengi dışında tanımadıkları kişilerle cinsel ilişkide bulunanlar tehlikededirler.
Asya ve Doğu Avrupa ülkelerinde durum nasıldır?
Doğu Avrupa ülkelerinden bugüne kadar çok ender enfeksiyon hastalıkları ve diğer hastalıklar konusunda bildirimde bulunulmuştur. Mart 1987 ortalarına kadar Doğu Almanya'da HIV taşıyan 14 kişi bildirilmiştir. Yakın ve uzak doğuda görülen belli ölçüdeki yayılmanın daha çok bu ülkelere ulaşan ABD etiketli kan konserveleri yoluyla olduğu düşünülmektedir.
Bu kanlar ve ürünleri test yapılmayan döneme aittir. Buna karşın İsrail, Mısır, Türkiye gibi yakın doğu ülkeleriyle, Taylan, Seylan, Hindistan, Malezya gibi uzakdoğu ülkelerine yapılacak tatillerde bu ülke insanlarıyla kurulacak yakın ilişkilere dikkat edilmelidir.
AİDS'e sık rastlanan ülkelerde iç rahatlığıyla tatil yapılabilir mi? Örneğin Kenya'da safari yapmak nasıl bir düşünce?
Bu ülkelerde tatil yapılabilir. Gidilen ülkelerde yeni tanışılan kişilerle veya seyahat grubundan yeni tanıştığımız kişilerle korunmasız cinsel ilişkide bulunmanız tehlike getirir. Safariden veya bir deniz kenarı tatilinin vereceği keyiften AİDS korkusu nedeniyle fedakarlıkta bulunmak gereksizdir.
Tropikal ülkelerde ya da Afrika'da bir tatil düşünülüyor. Sivrisinek ya da diğer sokan hayvanlar virüsü taşırlar mı?
Hayır. Bugüne kadar sivrisinek sokmasıyla AİDS'e yakalanan insana rastlanmamıştır. Bu "sivrisinek teorisi"ne karşı tek kanıt değildir. Amerika'da geniş bataklık alanları, dolayısıyla binlerce sivrisineğin yaşadığı bölgeler vardır.
Örneğin Florida. Hastalık sivrisinekler aracılığıyla taşınıyor olsaydı, buralarda sivrisinekler tarafından en çok ısırılanların, örneğin çocukların hasta olmaları gerekirdi. Ama durum böyle değil. ABD'nin diğer eyaletlerinde olduğu gibi Florida'da da sekiz yıldan bu yana özellikle homoseksüeller, ilaç bağımlıları ve kan nakli yapılanlar bu hastalığa yakalanmak-talar. Nedeni ise bu virüsün insan kan ve sperminde çoğalması, sivrisinek gibi daha basit canlı türlerinin kanlarında çoğalamaması.
Yeşil maymun tarafından ısırılmam tehlike doğurur mu?
Hayır. Bu maymun türünün virüsün insanlara bulaşmasına aracılık ettiği başlangıçta sözü edilen bir şüpheydi. Kanıtlanmamıştır. AİDS etkeni HIV yanlızca insan vücut sıvılarında veya laboratuar koşullarında benzeri bir ortam sağlandığında üremektedir.
Hobi olarak futbol oynuyorum. Büyük turnuvalarda takımlar arasında forma değiştirmek bir gelenek. Tedirginlik duymakta haklı mıyım?
Hayır. Sorun yaratacak bir durum yoktur. Ter yoluyla bulaşma olmaz. Forma değiştirme zevkinden kendinizi mahrum etmeyin.
Spor sonrası ortak duş kullanmak, suların sıçraması bulaşma tehlikesini beraberinde getirir mi?
Kesinlikle hayır. Duş temiz değilse ayak mantarı kapabilirsiniz belki; ama AİDS değil. Ter bulaştırıcı değildir, üstelik sağlıklı deri yoluyla virüs vücuda giremez Biri ağzını suyla doldurup üzerinize püskürterek şakalaşsa bile tedirgin olmanız gerekmez.
Boks karşılaşmalarında önemli yaralanmalar olabiliyor, genellikle rakibin teri yüzünüze sıçrayabiliyor. Tehlikeli midir?
Tehlike büyük olmamakla birlikte gözardı da edilmemelidir. Her iki boksörde kanamalı yara meydana gelmiş ve yaraları birbirleriyle temas etmişse enfeksiyon meydana gelmiş olabilir. Elbette söz konusu iki kişiden biri AİDS virüsü taşıyorsa
Vücut geliştirme salonunda spor yapıyorum. Çalışırken ter adeta akıyor. Mikrop bulaşabilir mi?
Hayır. Ter enfeksiyon kaynağı değildir. Virüs yalnızca vücut sıvılarında yaşayabildiğinden, sentetik deri kaplı bir oturma yeri veya aletin sentetik deri kaplı kolu bulaştırıcı olamaz.
Solariumda bulaşma olur mu?
Hayır, bir tehlike söz konusu değildir. İki yönden aynı anda bronzlaştıran sandviç solarium aletlerinde sizin için yeni yayılmış bir folyo üzerine yatmaya dikkat edin. Böylelikle kendinizi diğer bulaşıcı hastalık etkenlerinden, -Süpüratif bakterilerden korumuş olursunuz.
Kendime plajda güneşlenmek için hasır kiralıyorum. Tehlikeli mi?
AİDS açısından tehlikeli değil. Yine de hijyenik nedenlerle tedbir olarak kendi havlunuzu hasırın üstüne seriniz.
Çıplaklar kampı üyelerinin özel bir önlem almaları gerekir mi?
Çıplaklığı yeğleyen kişilerin özel bir tedirginlik duymalarına gerek yoktur. Diğerleriyle birlikte plajda diledikleri biçimde bulunmalarına engel bir durum sözkonusu değildir. Mayolu yüzücüler için geçerli olan kurallar geçerlidir onlar için de: Yanlızca cinsel ilişki, uyuşturucu bağımlılarının mikroplu enjektörlerini ortak kullanım hastalık tehlikesi taşır. Çıplak denize girmeyi yeğlemenin AİDS'le ilişkisi yoktur.
Virüsü taşıyan kişiye ait havluyu kullanmak bulaştırıcı mıdır?
Hayır. AİDS virüsleri vücut dışı ortamda çabucak ölürler. Canlı virüslerin sağlam deriye temasları da bulaşma meydana getirmez. Yarasız, sağlıklı cilt virüsler için prezervatiften de daha az geçirgendir.
Restoranda homoseksüel bir aşçı çalışıyor. Bulaştırıcı olacağından kork-mam doğru mudur?
Hayır. Homoseksüel olan her kişi AİDS hastası demek değildir. Homo ya da heteroseksüel AİDS taşıyıcısı bir aşçının bulaştırıcı kabul edilip edilmeyeceği uzmanlar tarafından tartışılmaktadır. Alman Bulaşıcı Hastalıklar Kanunu'nda bir aşçının hangi sağlık nedenleri ile çalışmasının yasaklanacağı belirtilmiştir. HIV enfeksiyonu bugüne kadar çalışma izninin iptaline neden olmamıştır.
Grubumuzda aynı kadehten içki içme alışkanlığı var. Kadeh elden ele dolaşıyor ve herkes birbiri ardına aynı kadehten 'içki içiyor. Bu alışkanlık AİDS'e karşın sürdürülebilir mi?
Evet. AİDS bu alışkanlığı terketmek için bir neden değil. Aynı bardağı kullanmak bulaştırıcı değildir.
Umuma açık tuvaletler enfeksiyon kaynağı mıdır?
Hayır. AİDS hastalığının bulaşma yolları, tifo, paratifo gibi bağırsak enfeksiyonlarının bulaşma yollarına benzemez. Tuvalette kapı kollarına, klozet kapaklarına, lavabo kenarlarına dokunmakla AİDS enfeksiyonu bulaşmaz.
Related posts:
If you enjoyed this article, subscribe to receive more just like it.
İsyerinde Aids Tehlikesi
Pazartesi, Aralık 06, 2010
AİDS'e çalıştığımız işyerinde de yakalanabilir-miyiz? Bu soru bilinçli işyeri sorumlularını düşündürmektedir. Aynı zamanda iş arkadaşlarını seçme konumunda olmayan işçileri de düşündürmektedir. Salgına karşı duyulan korku işyerindeki yaşamı zorlaştırmıştır. Bir homoseksüel işyerindeki şef ve işçi temsilcileri tarafından kendisinden negatif sonuçlu antikor testi istenmesini çalışma sözleşmesine aykırı bularak Münih İş Mahkemesi'ne başvurmuştur.
Meslek grupları içinde tıp mensupları dışında AİDS tehdidi altında olanlar oldukça azdır.
Mesleğim gereği pek çok insanla el sıkışıyorum. AİDS yüzünden davranışımı değiştirmem gerekir mi?
Hayır. Ellerin teması ile tehlike size ulaşamaz. Terde bugüne kadar virüse rastlanamamıştır. Virüs deri yoluyla salgılanmaz ve deri temasıyla da etken kana ulaşamaz. Bu nedenle terli de olsa size dokunan el zararlı olamaz.
Güzellik uzmanıyım. Müşterilerimin manikürleri ya da cilt bakımı ile uğraşırken bazı küçük kanamalarla karşılaşıyorum. AİDS tehlikesi ile karşı karşıya mıyım?
Sizin cildinizde yara yoksa tehlikede değilsiniz. Ellerinizde taze, kapanmamış yara varsa eldiven kullanmalısınız. Ellerinizde yara olmasa bile kan elinize bulaştığında etil alkol ya da klor içeren bir dezenfeksiyon maddesi kullanmalısınız. Etkili dezenfeksiyon maddelerinin piyasadaki adlarını sağlık kurumları ve eczanelerden öğrenebilirsiniz.
AİDS virüsünü almış kişi otomatikman işgücünü kaybetmiş kabul edilmekte midir?
Hayır. Virüs taşıyıcı kişi hastalanmadıkça çalışmaması için bir neden yoktur. Bu süre on yıl yada daha uzun sürebilir.
İş arkadaşım tükrüklerini saçar tarzda konuşuyor. Tedirgin olmam gerekir mi?
Hayır. Tükrük damlacıklarının sıçraması ile bulaşma söz konusu olamaz. Yine bu kişi ile öpüşmek, yanağınızı öpmesi de sorun teşkil etmeyecektir. AlDS'li bir iş arkadaşından mikrobu alabilmenin yolu aynıdır: Bu kişi ile korunmasız cinsel ilişkide bulunmak ya da ortak enjektör kullanmak.
Birlikte kullanılan telefon yoluyla bu virüs bulaşabilir mi?
Hayır. Virüsü taşıyan kişi ile aynı eşyaları, telefon ahizesini kullanmak sorun yaratmaz. Aynı eşyaları kullanmak temas yoluyla enfeksiyonu, aynı ahizeyi kullanmak damlacık enfeksiyonunu doğurabilir. Bu bulaşma yolları AİDS virüsü için geçerli değildir.
Tuvaletlerin temizliğinde görevliyim. Kullanılmış prezervatiflerin ortadan kaldırılması da benim görevim. AİDS'in işim esnasında bana bulaşma riski nedir?
Lastik eldiven kullanıyorsanız tehlikede değilsiniz. Eldiven kullanmayan tuvalet temizlikçileri AlDS'den çok dışkı yoluyla bulaşabilecek diğer hastalıklara yakalanma tehlikesi ile karşı karşıyadırlar. Bu nedenle mutlaka eldiven kullanılmalıdır. Elde yara varsa eldiven kullanımı zorunluluktur.
Hayvan satışı yaptığım dükkanımda diğer maymun türlerinin yanında "yeşil maymun" denilen türü de bulundurmaktayım. Ben ya da müşterilerimden biri sözünü ettiğim hayvan tarafından ısırılırsak virüs alma tehlikesi var mıdır?
Hayır. Başlangıçta bu varsayım AİDS araştırmalarında büyük rol oynamış ve oldukça sansasyon yaratmıştı. Ama kanıtlanamamıştır. Yeni araştırmalar bu maymun türünde bulunan virüsün insanda immün yetersizliğine neden olan hastalık etkeni ile aynı özellikleri taşımadığını belirlemiştir. Bu maymun türünde bulunan virüs retrovirüs ailesinin bir üyesidir. Almanya'da bu maymun türü tarafından ışınlan daha sonra teste tabii tutulan pek çok Alman vatandaşında AİDS virüsüne rastlanamamıştır.
Müdahalede bulunduğunuz müşterinizin cildinde akne veya başka bozukluklar var. Bulaşma tehlikesi söz konusu mu?
Evet. Sağlam deri korunma görevini yerine getirir. Elinizde taze yara, çatlak, çizik varsa çalışmamalısınız. Buna rağmen çalıştınız ve kandan kana temas oluştuysa yarayı alkol ya da klor içeren bir dezenfeksiyon maddesi ile dezenfekte ediniz.
AİDS virüsü taşıyıcısı ya da hastası olan bir kişiye masaj uygulayan masör tehlikede midir?
Hayır. Derinin deriye teması bulaştırma tehlikesi taşımaz.
Öğlenleri kantinde yiyorum. Varsayalım ki orada taşıyıcı bir kişi yemek hazırlıyor veya servis yapıyor. Tehlikede miyim?
Hayır, AİDS virüsü gıdalar yoluyla vücuda alınmaz. Virüs pişirme için gereken yüksek ısıya dayanamaz. Salatadan, ekmeğe soğuk yiyeceklerden, garson beceriksizce parmağını tabağa daldırsa bile endişe etmeye gerek yoktur. Virüs kan ve sperm sıvısı içinde yuvalanmadıkça çok çabuk ölmektedir. Bu yolla alınacak virüs sayısı hastalığın bulaşmasına yetmeyecektir. Salata sosu içindeki sirke de virüsü zarara uğratan bir maddedir.
Bu açıklamalarınız bardak, çatal, kaşık, bıçak için de geçerli midir?
Evet.
Kış solunum yolu enfeksiyonlarının arttığı bir mevsim. Pek çok kişi toplu ulaşım araçlarında aksırıyor, öksürüyor. AİDS tehlikesi var mı?
Kesinlikle hayır. Hapşırma, yani damlacık enfeksiyonu yoluyla nezle, grip veya diğer solunum yolu enfeksiyonu etkenleri bulaşabilir. Ama AİDS etkeni bu yolla bulaşamaz. AİDS bir damlacık enfeksiyonu değildir.
Otelde odaların temizliği ile görevli hizmetçiyim. Sperm ya da kan lekeli çarşafları da değiştirmekteyim. Nelere dikkat etmem gerekir? Tehlikede miyim?
Hayır. Deri teması yoluyla etken vücuda giremez. Cinsel ilişki, ya da kanların birbirine karışması yoluyla mikrobu almak söz konusudur. AİDS etkeni HIV insan vücudu dışındaki ortamda hızla ölmektedir. Otel personeli ancak yatak takımları üzerinde bulunan taze kan yada sperm sıvısına açık yara bulunan ellerle dokunurlarsa tehlikededirler. Bu açıklamalara karşın yine de huzursuzsanız eldiven kullanmalısınız.
İşyerinde çok kirleniyor ve duş almak zorunda kalıyorum. Ortak kullanılan duş hastalığı bulaştırabilir mi?
Hayır. Terde bugüne kadar AİDS etkenine rastlanamamıştır. Suyla akıp giden virüs çabucak ölür, üstelik AİDS etkeni sabun gibi temizlik maddelerine karşı da oldukça dayanıksızdır. Duşta vücut bol basınçlı bir suyla yıkandığından herhangi bir virüsün vücuda giriş şansı olamaz. Ama örneğin bu yolla ayak mantarı kapmak hiç de güç değildir.
Kapı kolları bulaştırma kaynağı olarak kabul edilmekte midir?
Hayır. Taşıyıcı kişilerle aynı eşyalara dokunmak bulaşma tehlikesi doğurmaz.
Bir ölü var. Polis bilgi merkezi kişinin homoseksüel çevreden olduğunu, AİDS şüphesi taşıdığını bildiriyor. Böyle bîr durumda görevli polis kendini korumak için özel tedbirler almalı mıdır?
Ölü kişiye dokunmak söz konusu değilse tehlikeden bahsedilemez. AİDS virüsü hava yoluyla taşınan bir virüs değildir. Ölü kan ve spermle lekelenmiş durumda ise polisler ölüye dokunurlarken eldiven kullanmalıdırlar.
Yabancı bir ölüye dokunmak zorunda kaldığımızda nasıl korunmalıyız?
Yabancı ölülere mutlaka tek kullanımlık eldiven ile dokunulmalıdır.
AİDS hastalığından ölenlere dokunmak gerekirse daha başka hangi önlemlere başvurmak gerekir?
Diğer önlemler her eyalet sağlık bakanlığınca belirlenmiştir. Bulunduğunuz yerdeki sağlık bakanlığına ait örgütlerden bilgi alınabilir.
Gardiyanım. Taşıyıcı bir tutuklu tarafından ısırılmaktan korkuyorum. Böyle bir durumda hastalığı alabilirmiyim?
Kanamaya neden olacak bir ısırma sözkonusu olsa bile tehlike oldukça azdır. Çünkü tükrükte çok az virüs bulunur, kişiyi enfekte etmeye yetmeyecek bir miktardır bu. Güvencede olmak için yarayı derhal dezenfekte ediniz. Bugüne kadar kesinlikle ısırma yoluyla hastalığın bulaştığı bir vaka bildirilmemiştir.
Hemşire ve laborantlar sürekli kanla uğraşmaktalar. AİDS tehlikesi bu kişiler için büyük müdür?
Bu kişiler sadece AİDS tehlikesi ile değil, bulaşıcı karaciğer enfeksiyonlarından B-Hepatit ve Non A Non B Hepatit tehlikesi ile de karşı karşıyadırlar. Bu hastalıklar da kan yoluyla bulaşmaktadırlar.
Hemşire ve laborantlar bulaşma tehlikesinden nasıl korunurlar?
Bu meslekte olanların öncelikle el bakımlarına özen göstermeleri, ellerinde yırtık, çizik ve diğer yaraların bulunmamasına dikkat etmeleri gerekir. Enfekte kanla temas meydana geldiğinde AİDS etkeni bu yaralar aracılığıyla vücüda girer. Kanamalı işlemlerde mutlaka eldiven kullanılmalıdır. Kendilerine koruma ile ilgili verilen ayrıntılı talimatları uyguladıklarında bu kişiler güvenliktedirler.
Bir doktor ya da hemşire taşıyıcı kişide kullanılmış enjektör iğnesi ile yaralandılar. Tehlike ne ölçüdedir?
Her ne kadar Amerika ve Avrupa'da yapılan araştırmalar bu durumun korkulduğu ölçüde olmadığını göstermişse de enfeksiyon tehlikesi elbette vardır.
AİDS taşıyıcısına ait enjektör eline batan bini aşkın doktor, hemşire, hastabakıcıdan yedisine mikrobun bulaştığı belirlenmiştir. Bu yedi kişi enjektörle tek bir kez değil, birkaç gün içinde birden fazla kez yaralanmışlardır. İçlerinden İngiliz bir hemşirenin öyküsü oldukça trajiktir:
AİDS hastasından kan örneği almakta olan hemşire enjektörün ucunun elini yaralamasının verdiği şaşkınlıkla enjektördeki mikroplu kanın tümünü kendine şırıngalamıştır.
Enfekte bir iğne ile yaralandım. Ne yapmam gerekli?
Derhal yarayı kanatmalı ve uygun dezenfeksiyon maddeleri ile dezenfekte etmelisiniz.
Tıp personelinin görev esnasında aldığı AİDS enfeksiyonu meslek hastalığı olarak kabul edilir mi?
Evet. Sağlık meslek sendikaları bulaşma olayı mesleğin uygulanması esnasında meydana geldiğinde AİDS'i meslek hastalığı olarak kabul etmektedirler. Örneğin enfekte iğne ile yaralanma.
Böyle bir durumla karşılaştığınızda derhal antikor testi yaptırarak olay gününe kadar enfeksiyonu almamış olduğunuzu belirletiniz ve derhal durumdan sağlık meslek sendikanızı haberdar ediniz.
Altı hafta sonra antikor testini yineleterek, enfeksiyonu kanıtlayacak antikorların oluşup oluşmadığı kontrol edilmelidir. Bu test negatif sonuç vermişse olaydan üç ay ve altı ay sonra da test yinelenmelidir. Ancak böylelikle bulaşmanın sözkonusu olup olmadığı kesinlik kazanır.
AİDS hastası evde bakılıyor. Hastabakıcı tehlikede midir?
Yıkama, besleme, derece ölçme gibi normal el temasını gerektiren işlerde hayır. Hastabakıcının kan alması ya da iğne yapması gerekiyorsa, kullandığı iğne ile kendini yaralamamaya çok özen göstermesi gerekir. Daha titiz davranmak isteyen kişiler düzenli olarak ellerini alkollü dezenfeksiyon maddeleri veya Sagrotanla yıkayabilirler. Hasta otokontrolünü yitirmiş durumda ise, idrar yapma ve dışkılamasını kontrol edemiyorsa bakıcı yatak takımlarını değiştirirken eldiven kullanmalıdır.
Ebeyim. Doğum esnasında amnion sıvısı, kan, dışkı gibi pek çok vücut salgısı ile temastayım. Kendimi nasıl korumalıyım?
Her şartta eldiven kullanmalısınız. Almanya'da henüz oldukça az AlDS'li hamile var. San Francisco'da ise durum bunun tersi. Orada ebe ve yardımcı doğum personeli pozitif test sonucu ile doğumhaneye gelen anne adayı için özel tedbirler almakta. Profesör Moses Grossmann Münih'te yapılan bir kongrede bu doğum personelinin kendilerini ağız maskesi, eldiven ve kan sıçramasını önlemek için gözlük kullanarak koruduklarını anlatmıştır.
Diş teknisyeniyim. Taşıyıcı bir kişiden alınmış ölçüden hazırlanan model üzerinde çalışıyorken tehlikede miyim?
Çalışmaya başlamadan önce ölçüyü suyla iyice yıkıyorsanız içiniz rahat olabilir.
İlkyardım elemanıyım. Sık sık sun'i solunum yaptırıyorum. Kendimi nasıl koruyabilirim?
Ağızdan ağıza doğrudan sun'i solunum uygulanmamalıdır. Kendi dudaklarınızla baygın kişinin ağzı arasında steril bir pet, yoksa kendi mendilinizi koyunuz. Böylelikle taşıyıcı kişinin tükrüğünün size temasını önleyebilirsiniz. Tehlike oldukça azalır. Yaralı kişinin ağzından kan gelmedikçe, sun'i solunum yaptırdığı için AİDS virüsü almış kişiye henüz ratlanmamıştır.
Suni solunum yaptırırken dudağımda sıyrık veya çizik varsa tehlike artar mı?
Evet. Özellikle yaralının ağzından kan geliyorsa, kandan kana bulaşma söz konusu olabilir. Bu durumda doğrudan teması önlemek için solunum cihazından yararlanılmalıdır.
Related posts:
If you enjoyed this article, subscribe to receive more just like it.
Aids Cinsel Hastalik Midir
Pazartesi, Aralık 06, 2010
AİDS bir cinsel hastalık mıdır?
Hayır. AİDS veneryen hastalıklardan sitiliz ve belsoğukluğu gibi cinsel ilişki ile bulaşmakla birlikte cinsel ilişki yolu dışında da bulaşabilen bir hastalıktır. Sözedildiği gibi kullanılmış enjektörler ve kan ürünleri yoluyla. Batı Almanya'da cinsel hastalıklarla mücadele için 23 Temmuz 1957'de çıkarılan kanun şu dört hastalığı veneryen hastalık olarak kabul etmektedir: Sitiliz, belsoğukluğu (gonore), ulcus molle (yumuşak şankr), veneryen lenf çıbanı, lenfgranüloma venereum ya da inguinale). Cinsel ilişki yoluyla taşınan diğer hastalıklar 'cinsel ilişki ile taşınan hastalıklar" adını almaktadırlar. Bunlar mantar enfeksiyonları, trikomonaslar, B-Hepatit, genital herpes, klamidyalar ve en son olarak da AlDS'dir.
AİDS bir salgın mıdır?
Evet. Salgın bilimsel olarak çok net bir tanım değildir, daha çok tarihsel bir kavramdır. Birdenbire çok sayıda insan ağır bulaşıcı bir hastalığın pençesine düşerse salgından söz edilir.
AİDS bir pandemi midir?
Evet. Bulaşıcı hastalık ülkeden ülkeye, bir kıtadan diğerine yayılıyorsa pandemiden sözedilir. Örneğin grip de pandemi yaratabilir.
Hasta olan kişilerin sayısı Almanya'da nasıl belirlenmektedir?
Doktorlar hasta kişileri Sağlık Bakanlığı'nın talimatı üzerine Berlin'deki Sağlık Bakanlığı'na ait merkeze bildirmek zorundadırlar. Hasta kişilerin değişik zamanlarda değişik yerlerdeki hekimlere başvurmaları sözkonusu olabileceğinden rakamlar istatistiklere yanlış yansıya-bilmektedir. Yine de aşağı yukarı anlamlı kabul edilecek bir istatistik elimizde bulunmaktadır.
Almanya'da enfekte olmuş kişi sayısından çıkarılacak sonuç nedir?
Bugün hastalık tablosu içinde olan kişiler ortalama sekiz ila on yıl önce mikrobu almış kişilerdir. Hastalığa yakalananların sayısı on ila onbeş yıl önceye gidildiğinde Almanya'daki ortalama AİDS enfeksiyonu oranını yansıtmaktadır. İleriki yıllarda hastalananların sayısında kuvvetli bir artış beklenmektedir. Bugünkü enfeksiyon oranı kendisini beş ila on yıl sonra belli edecektir. Burada önemli olan hasta sayısının kendini ikiye katladığı süredir. Bu süre başlangıçta birkaç ay iken yarım yıla kadar yükselmiş, 1990 Aralığı'nda oniki aya kadar yükselen bir artış göstermiştir. Bu yavaşlamanın sürmesini ummaktayız.
Hastalıkla mücadelenin başarılı olduğunu varsayalım. Bu sonuç istatistiklere ne zaman yansır?
En erken beş ile on yıl sonra. AİDS'e yakalananların sayısında bir azalma olup olmadığı istatistiklere yansıyabilir.
İki katına çıkış süresinin önemi nedir?
Bu süre salgın bir hastalıkta hastalığa ilk yakalananların sayısının iki katı artış gösterince-ye kadar geçen zamandır. Salgının hangi hızla yayıldığını ifade eden bir ölçüdür. AİDS için bu süre başlangıçta bir kaç aydı, çünkü hasta olanların sayısı oldukça azdı. 1986 Ekim'inde hastalığın on ayda iki misli artış gösterdiği saptandı.
Related posts:
If you enjoyed this article, subscribe to receive more just like it.
Aids Hastaligi Hakkinda Bilgiler
Pazartesi, Aralık 06, 2010
Yeni bir immün yetersizlik tablosu olan AİDS herkesi öğrenmeye zorluyor: HIV, LAV, HTLV III, antikor, pozitiflik testi, bulaştırma, pozitif, ARC, LAS... Bilim böyle pek çok tanım üretiyor, basın ise kamuya iletiyor. Bu kavramların çoğu insanlara yabancı
Bilmek AlDS'den korunmanın en etkin yöntemi, bizi gereksiz korku, gereksiz tedbirlerden koruyacak bir yöntem.
AIDS İngilizce bir kısaltmadır. Açık şekliyle anlamı "kazanılmış (yani doğumsal olmayan) bağışıklık yetmezliği"dir. Bu tıp terimini oluşturan harflerin tek tek anlamı ise: Acquired (kazanılmış) İmmune Defiency (bağışıklık yetmezliği) Syndrome (sendrom aynı anda baş gösteren hastalık belirtileri grubu). AİDS kısaltması bütün sözlüklere alındığından, yayınların tümünde tek bir sözcükmüş gibi büyük harfli bu kısaltma kullanılmaktadır.
AIDS ne türde bir hastalıktır?
AİDS bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığıdır. Virüsler aracılığıyla bulaşmakta, bu virüsler belirli hücreleri tutmakta ve onları zarara uğratmaktadırlar. Bu etki vücut savunma gücü tahrip olana dek sürmektedir. İmmün sistem vücudun kendisini hastalık etkenlerine karşı savunduğu sisteme verilen addır.
İmmün sistem nasıl çalışır?
Akyuvarlardan bir grup, sürekli olarak vücudu temasda bulunduğu yabancı maddelere, mantar, tek hücreli ve virüs gibi mikroorganizmalara karşı kontrolde tutar. Bu akyuvarlar T-, ve B-Lenfositler adını taşımaktadırlar. Kemik iliğinde üretilen bu hücreleri, savunma hücreleri ya da immün hücreler olarak adlandırabiliriz.
Bunlar hastalık etkeni ile karşılaştıklarında çok özel yöntemlerle hastalık etkenini yok edecek savunma cisimleri ve katil hücreler oluştururlar. Bir anahtarın kilide uyması gibi son derece özgün biçimde çalışan bu hücreler hedef aldıkları yabancı maddelere saldırıp onları öldürürler. Bu savunma maddeleri kanda antikor adı altında dolaşırlar. Interlökin ve interferon adlı kimyasal maddeler ise vücudun savunma gücünü arttırırlar. Savunma sisteminin bütünü zincirleme bir işleyiş içindedir. Etkene karşı savaş başarıya ulaştığında vücut normal işleyişine geri döner. Ama geriye etkenle mücadelenin izlerini taşıyan bir hücre grubu kalır ki bu hücre grubu aynı etken tekrar vücudu girdiğinde derhal aynı savunma gücünü ortaya koyar.
Bu karmaşık işleyiş T-Lenfositlerin bir alt grubunu oluşturan T-Yardımcı hücreleri ya da T4 hücreleri adı verilen hücreler tarafından yönetilirler. Çok yönlü savunma sistemi bu yönlendirici güç olmadan kumanda edilmeyen bir itfaiye ekibine benzer. T-Yardımcı hücreleri aynı zamanda savunma sisteminin normale dönüşünden de sorumludur. T-supresor hücreleri ya da T8 hücreleri adındaki diğer T lenfositler de savunma sisteminin gerektiği yerde frenlenmesine yardımcı olurlar.
Related posts:
If you enjoyed this article, subscribe to receive more just like it.
Aids Hastaliginin Etkeni
Pazartesi, Aralık 06, 2010
AIDS hastalığının etkeni tanınıyor mu?
Evet. AİDS hastalarından özel bir virüs türü olan retrovirüsler izole edilmiştir. Bütün virüsler gibi retrovirüsler de kendi özümleme yetenekleri olmadığından yalnız canlı organizmalarda çoğalabilmektedirler. 1980 yılına kadar bilim adamları retrovirüslere insanda değil, yalnız hayvanlarda rastlandığını düşünmekteydiler.
AIDS etkeni vücutta neler yapıyor?
Virüs; öncelikle vücut savunma sisteminin kumanda merkezini oluşturan, vücuda giren yabancı cismi yok etmeye yönelik T-hücrelerine ve makrofajlara musallat olur. Makrofajlar hastalık etkenini ya da onun bir kısmını içlerine alarak sindirebilmektedir. AİDS etkenini bu denli tehlikeli kılan immün sistemi kör topal bırakıp görevini yerine getiremez hale koymasıdır. Virüsün sinsi bir özelliği de insan beyninin hastalık etkenlerinden koruyan engeli kolaylıkla aşmasıdır. Böylelikle beyin hücreleri zarara uğrar. Bu hücrelere yerleşen virüs, onların genetik özelliklerini de bozarak ürer ve normal fonksiyonlarını yerine getirmelerine engel olur.
AIDS etkeninin adı nedir?
HIV. Daha önce LAV ve HTLV III gibi isimler kullanılmışsa da Dünya Sağlık Örgütü WHO tarafından Cenevre'de bu isimde karar kılınmıştır. HIV İngilizcede bir kısaltmadır. Açık yazılışı olan Human-lmmuno Deficiency-Virus, insan immün sistemini tahrip edici virüs olarak da türkçeleştirilebilir.
LAV ve HTLV III kısaltmaları nereden kaynaklanmaktadır?
Birbirinden bağımsız ve aşağı yukarı aynı tarihlerde AİDS etkenini keşfeden iki bilim adamının kendilerine özgü tanımlamalarından. Pasteur Enstütüsü'nden Luc Montagnier lenfa-denopatisi olan, ki bu AİDS 'in tipik belirtilerin-dendir, bir erkek hastasında bulduğu bu yeni hastalık etkenine "Lymphadenopathie Assozii-ertes Virüs" LAV, türkçesiyle lenfadenopati yaratan virüs, adını vermiştir. ABD'deki Ulusal Kanser Enstitüsü'nden Robert Gallo ise lösemi araştırmalarında hastalık etkeni ile karşılaşmış, daha sonra bunun AİDS etkeni olduğunu farketmiştir. Etkenin vücut lenfatik sisteminin belli hücrelerini, T hücrelerini yok ettiğini saptadığından, HTLV III, yani "Humanes T-Cell Lymphotropes Virüs" adını vermiştir.
Etkenin nasıl ve nerede ortaya çıktığı biliniyor mu?
Bu konuda varsayımlar sözkonusu. Bu güne kadar hastalığın ilk kez nerede ortaya çıktığı tam olarak belirlenebilmiş değil. Hastalığa ilk kez Afrika'da rastlandığı görüşü de kesinlik kazanmamıştır. Yeşil maymunlar denilen bir Afrika maymun türünden insanlara geçmiş olduğu da yine yalnızca bir varsayımdır.
Virüs gen teknolojisi üzerinde çalışan bir laboratuvarda üretilmiş olamaz mı?
Hayır. Virologların bu kadar karmaşık bir virüsü genler üzerinde oynayarak üretmelerini düşünmek çok uç bir hayal olur. Bu varsayımdan hareket edilecek olsa, virüsün 1975 yılından önce elde edildiğini gözönünde bulundurmamız gerekmektedir. Çünkü 1975 yılına ait dondurulmuş kan örnekleri üzerinde AİDS etkenini araştıran ve hastalığın varlığını kanıtlayan serolojik testler bulunmakta. Bilim adamları bugün virüsleri yeni baştan meydana getirecek aşamada olmadıklarına göre, 1975 yılı öncesinde bunun hiç mi hiç mümkün olamayacağı açıktır. Etkenin ortaya çıkışı tam olarak aydınlatılmadan bu tip kuşkular gündeme gelecektir. Araştırmacılar da sonuca ne zaman ulaşabilecekleri konusunda kuşkudadırlar. Bugün sifiliz etkeninin nerede ortaya çıktığı tam olarak bilemediğimiz gibi.
AIDS'i meydana getiren daha değişik virüsler var mı?
Evet. Şimdiye kadar iki etken belirlenmiştir. İkinci etken, kısa bir süre önce İsveçli ve Fransız iki bilim adamının Batı Afrika'da gerçekleştirdikleri kan tahlillerinde ortaya çıkmıştır. İkinci virüs de HlV'a benzemektedir. HIV 1'den ayırdedilebilmesi için HIV 2 olarak adlandırılmıştır.
HIV 2 virüsü nerelerde karşımıza çıkmaktadır?
Bu virüsün Batı Afrika ülkelerinde bulunduğu ve Batı Afrikalılarla riskli ilişkide bulunanlarda rastlandığı bilinmektedir. HIV II virüsünün dünya üzerindeki yaygınlığı, sürdürülmekte olan araştırmalar sonucu belirlenecektir.
HIV II virüsü ile enfekte olmuş Alman vatandaşı var mıdır?
Evet. Batı Afrikalı partnere sahip bir kadın bu mikrobu almıştır. Frankfurt'ta da enfekte olmuş iki kişi belirlenmiştir. Bu iki kişinin hangi yolla enfekte oldukları aydınlatılamamıştır. Yine de bu virüs türünün Alman toplumunda yaygınlık kazanmadığı görülmektedir. Münih'de 120 kişiye uygulanan ve HIV II virüsünü araştıran testlerde pozitif sonuca rastlanmamıştır.
AIDS etkeni nasıl bulaşır?
Başlıca üç bulaşma yolu vardır: Kan yoluyla bulaşma: Burada enfekte, yani virüsü taşıyan kanın dolaşım sistemine karışması gerekmektedir. Örneğin uyuşturucu bağımlılarının ortak kullandıkları enjektörler, ya da 1985 yılı sonbaharı öncesinde test edilmemiş kanların kullanımı gibi yollarla kişi kolayca mikrobu alabilmektedir.
Cinsel ilişki: Virüsü taşıyan vücut sıvıları genellikle küçük ve farkedilmeyen yaralardan dolaşıma karışabilirler. Yeni yapılan araştırmalarda kadınlarda ikinci bir bulaşma yolu daha belirlenmiştir. Virüs kadınlara dölyolu mukozası yarasız da olsa bulaşabilmektedir. Anneden çocuğa: Hamilelik sırasında, doğum esnasında, ya da daha sonra emzirme yoluyla.
Hangi vücut sıvıları tehlikelidir?
Kan ve sperm sıvılarında virüs en yüksek konsantrasyonda karşımıza çıkıyor. Anne sütünde de yüksek konsantrasyonda virüs belirlenmiştir. Bu vücut sıvıları mikrop bulaştırıcılıkları açısından en tehlikelileridir.
Related posts:
If you enjoyed this article, subscribe to receive more just like it.
Aids ile Tukruk Ter İdrar İliksisi
Pazartesi, Aralık 06, 2010
Tükürükte ne kadar virüs bulunmaktadır?
Sperm, kan ve anne sütüne kıyasla tükrükte oldukça az miktarda virüs bulunur. Amerika Birleşik Devletleri'nde yapılan araştırmalarda tükürükte bulunan bazı maddelerin yarım saatte AİDS etkenini öldürücü nitelikte oldukları belirlenmiştir.
Gözyaşı, idrar ve terde durum nasıl?
Gözyaşında virüs konsantrasyonu öyle düşüktür ki, saptama yapabilmek için ortalama 2 İt. gözyaşına gereksinim vardır. İdrar ve dışkıda da ancak büyük miktarlar işleme tabi tutulduğunda etkenin varlığı belirlenebilmektedir. Terde de hastalık etkenine çok az miktarda rastlanılmaktadır. Bu miktarlara günlük ortalama değerlerle ulaşılması olanak dışı olduğundan enfeksiyon kaynağı olarak rol oynadıkları kabul edilmemektedir.
Tükrük, idrar ya da dışkı enfeksiyon açısından ne zaman tehlikelidir?
Dışkı, idrar ya da tükrüğün bir başkasının kan dolaşımına karışması tehlikelidir.
Vücuda ne kadar virüs girdiği önem taşır mı?
Evet. Enfeksiyon hastalıklarının çoğunda biliyoruz ki, ancak belirli miktarda hastalık etkeni vücuda alınırsa hastalık meydana geliyor. Bu miktar enfeksiyon dozu olarak adlandırılmaktadır. Değişik hastalıklarda farklılık gösterir bu doz. Birçok araştırma gösteriyor ki AİDS'te de enfekte olma tehlikesi alınan virüs miktarı ile ilişkili. Çok az sayıda hastalık etkeni vücuda girdiğinde immün sistemin pek öyle kolay pes etmeyeceği düşünülmektedir.
Risk gruplarından söz ediliyor sürekli olarak. Kimler HIV ile enfekte olma tehdidi altındadır?
Öncelikle sık eş değiştiren homoseksüel erkekler ve kendi tek kullanımlık enjektörünü kullanmayan uyuşturucu bağımlıları AİDS'e en çabuk yakalanabilecek konumdadırlar. Test edilmemiş kan ürünlerini kullananlar ve AİDS virüsünün yaygın olduğu ülkelerde yaşayan halk (Afrika'nın belli kesimleri ve Karayib'dekiler gibi) tehdit altındadır. Bu gruptakilerle yakın seksüel ilişki içinde olanlar da aynı risk grubuna dahildirler. Bu gün risk grupları ile de tehlikeyi sınırlandırmak mümkün değildir. Çünkü enfeksiyon bu risk gruplarından kaynaklanarak cinsel ilişkide bulunan çiftlerden eş değiştirme yoluyla diğer çiftlere çığ gibi büyüyerek yayılma göstermektedir.
Risk gruplarına ait değilim, ne ölçüde güvenlikte sayılırım?
Mikrop bulaşma tehlikesi risk grubuna ait olmakla sınırlı değildir. Günlük yaşamda riskli bir durumda olmak veya tehlikesi olan bir ilişki yaşamak da olumsuzluğa işarettir. Örneğin prezervatifsiz cinsel ilişki Enfeksiyonu taşıyan bir kişi ile birlikte olmuş olabilirsiniz. Bu nedenle şöyle bir söylem geliştirilmiştir: AİDS'i kimse vermez, insan kendisi alır.
Herkes AIDS'e yakalanabilir mi?
Evet. Partnerinizin yüzde yüz hasta olmadığından emin değilseniz onunla korunmasız cinsel ilişki size hastalığı sunacaktır.
Related posts:
If you enjoyed this article, subscribe to receive more just like it.
